| - O halde çamaşır odasına ki bundan sonra oraya "zindan" diyeceğiz. | Open Subtitles | -إذاً ارموها في غرفة الغسيل والتي سنطلق عليها من اليوم, المؤسسة العقابية |
| Fakat hikayeyi okumayı bitirdiğinde, çamaşır odasına gitti." | Open Subtitles | و عندما ينتهي من قراءة هذه القصة يذهب إلى غرفة الغسيل |
| Eşyalarını çamaşır odasına koy, mutfağı temiz tut ve şarkı söyleme. | Open Subtitles | ضعي اشياءك في غرفة الغسيل والمطبخ ورجاءاً توقفي عن الغناء |
| çamaşır odasına her yürüyüşümde camın tıkırdadığını farkettim. | Open Subtitles | لاحظت خشخشة الزجاج كلما دخلت لغرفة الغسيل |
| Michael Perry'nin itirafına göre kendisi garaj kapısından girip çamaşır odasına gitmiş. | Open Subtitles | من خلال اعترافات ( مايكل بيري ) شخصيا تم دخول باب المرآب والتوجه لغرفة الغسيل |
| Neden çamaşır odasına benimle gelmiyorsun,lekeyi çıkarmana yardım edeyim. | Open Subtitles | لِم لا تأتي معي الى غرفة الغسيل وسأساعدك على تنظيفها |
| Şimdi çamaşır odasına gideceğim... ve dizlerimin üstüne çöküp dua edeceğim! | Open Subtitles | أنا سوف اذهب الى غرفة الغسيل وأنا سوف اجلس على ركبتي وأصلي |
| Seksi bir hava katsın diye, çamaşır odasına kırmızı ampul takan da benim. | Open Subtitles | أنا من وضع مصباحًا أحمرًا في غرفة الغسيل لمنحها جوًا مثيرًا. |
| Onu kızı takip ederken gördüm, çamaşır odasına girdiler. | Open Subtitles | لقد رأيته يتبعها إلى غرفة الغسيل |
| Sonra çamaşır odasına geleceksin. | Open Subtitles | اذا يجب ان تكوني في غرفة الغسيل |
| Benimle çamaşır odasına kadar gelebilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنك أن تأتتي إلى غرفة الغسيل معي ؟ |
| Burası çamaşır odasına benziyor. | Open Subtitles | هذه تبدوا وكأنها كانت غرفة الغسيل |
| Yurtları çamaşır odasına en uzak mesafede. | Open Subtitles | مهجعهم ابعد نقطة عن غرفة الغسيل |
| Ninem çamaşır odasına girmeme izin vermezdi. | Open Subtitles | جدتـي لم تكن تتركنـي أدخـل غرفة الغسيل |
| çamaşır odasına! | Open Subtitles | . إلى غرفة الغسيل |
| Tamam, onu çamaşır odasına koyarız. | Open Subtitles | حسن ، سأضعه في غرفة الغسيل |
| çamaşır odasına kilitledim. | Open Subtitles | لكنِي اغلقت عليها غرفة الغسيل |
| O bunları yaparken diğer taraftan Michael Perry çamaşır odasına gizlenmiş. | Open Subtitles | وبينما كان يفعل ذلك تقدم (مايكل بيري) من غرفة الغسيل |
| - çamaşır odasına götür. | Open Subtitles | -خذها لغرفة الغسيل العقابية |
| Anneniz bu yüzden Lee'yi çamaşır odasına çekmeye çalışıyor. | Open Subtitles | لهذا والدتك تريد ...أخذ (لي) لغرفة الغسيل |