İnancın çaresizliğe dönmemesi için sizi tasvip ederek dua ediyorlar. | Open Subtitles | انهم يدعون .. ان يمنحك خشية انقلاب الإيمان إلى يأس |
Hilbert'in sorularını çözmeye çalışanlardan bazıları harika zaferler kazanırken, bazıları sonsuz bir çaresizliğe takılıp kaldı. | Open Subtitles | أولئك ممن حاولوا حلّ تحديات (هيلبيرت)، سيعيش بعضهم نجاحات مُدوية، بينما البعض سيغوص في يأس غير منتهٍ. |
Dünyadaki hiçbir ruh böyle çaresizliğe düşemez. | Open Subtitles | لا يمكن لروح أن تكون في حالة يأس... |
Hepimizin anlayabileceği gibi içine düştüğü o ruh yalnızlığında çaresizliğe kapılmak çok kolay. | Open Subtitles | أيّ واحد منّا قد يجد، أن في هذا الحبس الإنفرادي للروح إذا جاز التعبير، إننّا نستسلم لليأس. |
Yalnızca aylardır çaresizliğe itilen, reddedilen ve ilgisiz davranılan bir adamım, yalnızca şirketinize neler katabileceğini size yüz yüze anlatmak için tek bir fırsat isteyen bir adamım. | Open Subtitles | أنا فقط رجل مندفع لليأس منذ شهور من الرفض وعدم المبالاه |
Ölüm ve çaresizliğe sürükleyen yanlış idealizm vardır. | Open Subtitles | توجد المِثالية المُضَللة .التي تؤدي للموتِ واليأس |
Size bir hikaye anlatmak istiyorum, umut verici bir hikaye, Afganistan da ki umutsuzluk, bunalım ve çaresizliğe ve ondan ne öğrendiğimize hitaben ve travmatik deneyimlerinin üstesinden gelebilmeleri için nasıl yardımcı oluruz, ileride, gelecekte, güvenlerini geri kazanmaları için nasıl yardım ederiz. ve her hayata nasıl dahil olabiliriz | TED | أريد أن اخبركم قصة مشجعة عن تجاوز الاحباط واليأس والاكتئاب في أفغانستان ومالذي تعلمانه من تلك القصة عن كيفية مساعة الآخرين لتجاوز الازمات الكبيرة والتجارب الصعبة وكيف نعيد بناء ثقتهم في أنفسهم مرة أخرى مستقبلا .. لحياتهم القادمة وكيفية مساعدتهم على المشاركة في الحياة مرة أخرة |
Bu bir kaç araştırmacıdan daha fazlasını çaresizliğe sürüklemiştir. | Open Subtitles | هذا يدفع بأكثر من ثلة من الباحثون إلى اليأس |
Dünyadaki hiçbir ruh böyle çaresizliğe düşemez. | Open Subtitles | لا يمكن لروح أن تكون في حالة يأس... |
Çünkü pek çoğumuz imkânsız durumlarda çaresizliğe düşüp vazgeçeriz. | Open Subtitles | ... لأن العديد منا أستسلم لليأس عندما واجه الخيار المستحيل |
Umudum olmasaydı uzun zaman önce çaresizliğe teslim olmuştum. | Open Subtitles | فلو جفّ، لاستسلمت لليأس منذ ردح طويل |
çaresizliğe düşmek için aklım o kadar çeliniyor ki. | Open Subtitles | أشعر بالإستسلام الشديد لليأس. |
Korku ve çaresizliğe fazlasıyla değin. | Open Subtitles | إلتمس بحقّ شعورالخوف واليأس. |
Onları korku ve çaresizliğe sürükledin. | Open Subtitles | أنت قدتهم إلى الخوف واليأس |
Politika siyasetçilerin oynadığı kötümser bir takım oyununa benzemeye başladı, halk kenara itilmiş stadyumun koltuklarından seyrediyormuş gibi, politika tutkusu giderek körlüğe ve çaresizliğe daha fazla yer açıyormuş gibi. | TED | السياسة أصبحت تمثل لعبة ساخرة يلعبها السياسيون، بينما يتم دفع الشعب جانباً كأنهم يجلسون على مقاعد في المدرج حيث الشغف للسياسة يتيح الفرصة تدريجيا للعمى و اليأس. |
İnsanları doğal hayatı sevme ve koruma konusunda motive etmede, bir gram umut, bir ton çaresizliğe değer. | TED | في تحفيز الأشخاص على حب والدفاع عن العالم الطبيعي،... ...يساوي قدر يسير للغاية من الأمل طناً من اليأس. |