| Önemsiz şeyler hakkında bu kadar çok şey bilen bir adam ilk defa görüyorum. | Open Subtitles | لم ألتقِ رجلاً من قبل يعرف الكثير عن التفاهات |
| Astronomi hakkında çok şey bilen bir doktor: | Open Subtitles | كان طبيباً يعرف الكثير من الأمور عن علم الفلك انه الدكتور : |
| İki masum kadını öldürmüş ve ikimiz hakkında çok şey bilen bir çocuk. | Open Subtitles | فتى يعرف الكثير عنّي، وعنكِ، وقد قتل امرأتين بريئتين |
| Merkez'de taş ile ilgili çok şey bilen bir simyacıyla karşılaşmıştık değil mi? | Open Subtitles | ألم نلتقِ بخيميائي يعرف الكثير عن حجر الفلاسفة في (سنترال) قبل زمن ؟ |
| Bu konu hakkında çok şey bilen bir müşterim var. | Open Subtitles | لديّ زبون يعرف الكثير عنها |