| Büyükanne, en iyi çukulatalı kekleri yapmak için kullanırdı. | Open Subtitles | كانت جدة أبيك تعد أفضل كعكات فدج الشوكولاتة |
| Umarım çukulatalı kurabiyeyi sevdiniz. | Open Subtitles | أتمنى أن تحبا رقائق الشوكولاتة |
| Şu patlayan çukulatalı kekten alacağım. Ve aaa... | Open Subtitles | سأطلب كيكة الشوكولاتة المتفجرة |
| - Tabii ki. çukulatalı mı, vanilyalı mı? | Open Subtitles | بالتأكيد، أي النكهات تفضلينها شكولاتة أم فانيليا؟ |
| çukulatalı dondurmaları yoktu.. | Open Subtitles | إنها (ليندا)، لم يكن لديهم مُثلجات شكولاتة. |
| çukulatalı pekan cevizi, lütfen. Dondurmalı olsun. | Open Subtitles | -واحدة بالشيكولاتة من فضلك و معها أيس كريم |
| Üç çeşit meyveli ve çukulatalı pekan cevizi. | Open Subtitles | -واحدة بالفواكه و الأخري بالشيكولاتة |
| İki çukulatalı pekan, biri dondurmalı! | Open Subtitles | -إثنين بالشيكولاتة و واحدة بالأيس كريم |
| Fıstık ezmeli kekler siyah çukulatalı, cevizli pastalar pişirdim. | Open Subtitles | مع شطائر البندق بالشيكولاتة |