| Bütçemi aşmamak için bu yolculukta yanıma sadece ön ödemeli kredi kartlarımı aldım. | Open Subtitles | حسنا، أنا فقط تأخذ بطاقات المدفوعة مسبقا معي في رحلات حتى أستطيع أن التمسك الميزانية. |
| Pekala, burada Paris'e bir uçak bileti... ve Giverny'de ön ödemeli bir otel odası. | Open Subtitles | حسنٌ، ثمة تذكرة طائرة إلى "باريس" وغرفة الفندق المدفوعة مسبقا في "جيفرني" |
| Sokaktan ön ödemeli bir kart satın alınmış. | Open Subtitles | بطاقة مسبقة الدفع تباع بالشوراع |
| Byte Dergisi'nin ön ödemeli reklam alanı faturası gözüme ilişti. | Open Subtitles | لقد لاحظت فاتورة هنا "لمساحة اعلان مسبقة الدفع في "مجلة بايت |
| Televizyonlar, kameralar, ön ödemeli telefonlar. | Open Subtitles | تلفيزونات, كاميرات, هواتف مسبقة الدفع |