| Üzgünüm çocuklar, ama ilgilenmem gereken bazı önemli işlerim var. | Open Subtitles | آسف يا أولاد، لكن لدي عمل مهم للغاية لكي أقوم به |
| Çok meşgulüm, önemli işlerim var. | Open Subtitles | أنا مشغولٌ جداً بمسألة العواقب. |
| Senin dedikodunu yapmaktan daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لديّ أشياء افضل لأضيّع بها وقتي بدلاً من المكوث في الأنحاء والثرثرة بشأنكَ |
| Çünkü benim yapacak daha önemli işlerim var. Öfke patlaması yaşamak gibi. | Open Subtitles | لأنّني لديّ أمور أخرى أهم، مثل الأنفجار. |
| Bu Kongre'den önemli işlerim var, Charlie. | Open Subtitles | لدي أعمال أقوم بها أمام مجلس الكونجرس ,يا تشارلي. |
| Söyledim. Ryan'dan daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | قلت لكِ لدي أمور أهم أقلق عليها أكثر من رايان |
| Kusura bakma ama fincanı nereye koyduğumu konuşmaktan başka çok daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لذا اعذريني، لدي اشياء أهم لأقوم بها عن اين وضعت كوب القهوة |
| Artık yenilenmiş ve enerjiğim. Ofiste yapacak önemli işlerim var. | Open Subtitles | لدي بعض الأعمال المهمة لأنجزها في مكتبي |
| O yüzden şuan seninle çörek yiyemediğim için üzgünüm ama daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لذا انا اسف اني لا استطيع تناول الكعك معك الآن ولكني لدي شيء اهم لاتعامل معه |
| Burada önemli işlerim var. İkimizin de var. | Open Subtitles | لدي عمل مهم هنا كلانا كذلك |
| Daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لدي عمل مهم ﻷقوم به |
| önemli işlerim var. | Open Subtitles | لدي عمل مهم. |
| Çok meşgulüm, önemli işlerim var. | Open Subtitles | أنا مشغولٌ جداً بمسألة العواقب. |
| Dünya'nın geleceğiyle sen ilgilen. Benim yapacak daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | أنت قلقٌ بشأن مصير العالم لديّ أشياء أخرى مهمّة أفعلها |
| Aslında burada olmamalıyım. Yapacak daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لا يجب أن أكون هنا ، لديّ أمور أخرى أقوم بها |
| Daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لدي أعمال أفضل أقوم بها |
| Evet, Frank'ten de önemli işlerim var! Hadi ama! | Open Subtitles | - نعم, و لدي أمور أهم أقلق عليها أكثر من (فرانك) أيضاً |
| Kusura bakma ama fincanı nereye koyduğumu konuşmaktan başka çok daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لذا اعذريني، لدي اشياء أهم لأقوم بها عن اين وضعت كوب القهوة |
| Bazı önemli işlerim var . | Open Subtitles | لدي بعض الأعمال المهمة |
| O yüzden şuan seninle çörek yiyemediğim için üzgünüm ama daha önemli işlerim var. | Open Subtitles | لذا انا اسف اني لا استطيع تناول الكعك معك الآن ولكني لدي شيء اهم لاتعامل معه |