| Şimdi kışa ve mezarımı örtecek kara açtım kollarımı. | Open Subtitles | أرحب الآن بالشتاء والثلج الذي سيغطي قبري. |
| Giydiklerini örtecek bir şey olsun da, gerisi mühim değil. | Open Subtitles | طالما هناك شيء سيغطي ملابسك ستكونين على مايرام |
| Şenlik ateşi de dumanı örtecek. | Open Subtitles | ومشعل النار سيغطي على الدخان |
| Orada olmayan uzaylıları kovalıyor ve bu utanç verici gerçeği örtecek bir hikâye yaratılmasına yardım ediyorsun. | Open Subtitles | أنت تطارد الأجانب ذلك ليست هناك، مساعدتهم يخلقون قصّة لتغطية الحقيقة المخزية. |
| Suçlarını örtecek bahanelerine aldırmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أهتمّ بالقصص يخلقون لتغطية جرائمهم. |
| Kokuyu örtecek bir şeyler... | Open Subtitles | شيء لتغطية الرائحة. |