| Ondan öte bir şey. Hayatım hep bir gösteriden mi ibaret olacak? | Open Subtitles | الأمر أكثر من ذلك هل ستكون حياتي دائما سيركا؟ |
| Ayrıca çılgınca bir önseziden öte bir şey olsaydı sadece bizim uyuduğumuzu sanan el feneriyle gelen bir adam değil koca bir FBI timi kapımızın önünde olurdu. | Open Subtitles | وهل تعلم ماذا؟ إذا كان الأمر أكثر من مجرد إحساس مجنون لكان فريق فيدرالي كامل هنا. ليسَ شخص واحد فقط ومعهُ مصباح |
| Hayır, bundan da öte bir şey, değil mi? | Open Subtitles | لا, الأمر أكثر من هذا أليس كذلك؟ |
| Bu büyüklükte bir tesis kurmak vidaları çevirmekten daha öte bir şey. | Open Subtitles | إعادة تأسيس مُنشأة بتلك الحجم أكبر من مجرد إدارة بعض الصمامات |
| Üniversiteye girmekten öte bir şey bu. | Open Subtitles | الأمر أكبر من مجرد دخول الكلية |
| Ondan öte bir şey. | Open Subtitles | إن الأمر أكثر من ذلك |
| Bundan daha öte bir şey bu. | Open Subtitles | الأمر أكثر من ذلك |
| Bu işten öte bir şey, hanımlar. | Open Subtitles | هذا أكبر من مجرد تجاره يا سيدات |