| Haberlerde söylendiğine göre, şehrin her tarafından insanlar MacIntosh çiftliğinden çıkıp çıkmadığına bakmaksızın tüm mandıra ürünlerini çöpe atıyormuş. | Open Subtitles | الأخبار تقول أن الناس في كل المدينة يتخلصون من منتجات الألبان ان كان مصدرها مزرعة ماكنتوش أو لم تكن |
| 10 sene önce Haziran ayında kongre, tütün ürünlerini düzenleme işine FDA'yı da soktu. | TED | وضع الكونغرس إدارة الغذاء والدواء في مجال تنظيم منتجات التبغ في يونيو قبل 10 سنوات. |
| Bizim oranın tarım ürünlerini temsil eden bir geçit töreni olacaktı. | Open Subtitles | من المعتاد وجود إناء فارغ يوضع فية منتجات بلدتنا الزراعية |
| Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu. | TED | وهذه المرأة سعيدة جدا الآن وهي تحضر منتجاتها إلى السوق. |
| Çünkü bu laboratuvar tüketici ürünlerini hayvanlar üzerinde acımasızca test ediyor. | Open Subtitles | لان هذا المختبر ، يختبر المنتجات الاستهلاكية على الحيوانات قبل بيعها |
| Bizim oranın tarım ürünlerini temsil eden bir geçit töreni olacaktı. | Open Subtitles | من المعتاد وجود إناء فارغ يوضع فية منتجات بلدتنا الزراعية |
| Şu ıvır zıvıra bak. Önce neyi vereceğiz? Şapkaları mı saç bakım ürünlerini mi? | Open Subtitles | انظر لهذا الهراء , مالذى تفضلة قبعة ام منتجات العناية بالشعر ؟ |
| Bilirsiniz, kendisinden çok... başkalarının ürünlerini pazarlar. | Open Subtitles | يخصه في السوق بدلا من اعادة بيع منتجات الآخرين |
| Yetişemezsem, bedava saç ürünlerini aldıklarından emin ol. | Open Subtitles | إن لم ألحق به، احرص على أن يحصلوا على منتجات الشعر المجانية |
| Saç ürünlerini kullanmamızı istiyorlar ama aslında karşılar. | Open Subtitles | نستخدم منتجات الشعر لا نستخدم منتجات الشعر |
| Bu şirketler ürünlerini, yiyecek, ilaç, elektrik, giysi, ücretsiz verebilir. | Open Subtitles | و الذى تستطيع أن تمنح سلعها الجيدة ، حسنًا ؟ من غذاء و أدوية و . منتجات طاقة و ملابس مجانًا |
| Yani, en azından Ryan saç ürünlerini özlediği için çekildiğinde. | Open Subtitles | أعني ، هذا ، بعد سقوط رايان لأنه يفتقد منتجات شعره |
| Ve bu bol proteinli az yağlı süt ürünlerini, örneğin, prostat kanseriyle karşılaştırdığımızda, aradaki ilişki sigarayla akciğer kanseri arasındaki kadar güçlü. | Open Subtitles | و عندما نقارن منتجات الحليب هذه المرتفعة بمستويات البروتين، القليلة الدسم، على سبيل المثال، مع سرطان البروستات، |
| ürünlerini almaları için çocuklara daha etkili dırdır etmekte yardımcı olmaları için şirketlere yardımcı olmaktı. | Open Subtitles | بل كانت لمساعدة الشركات لتشفي الضيق لدى الأطفال لتكون منتجاتها على نحو أكثر فعالية. |
| Şirketler, ürünlerini tanımamız için milyarlarca dolar harcıyorlar. | Open Subtitles | الشركات تنفق المليارات كي تتأكد أنك عرفت منتجاتها |
| İşte bütün o bilgisayar ürünlerini o zaman tasarladım. | TED | و هذا عندما صممت كل هذه المنتجات الحاسوبية. |
| Amazon, Netflix gibi bir çok başarılı şirket makine öğrenimini ürünlerini ve filmlerini satmak için kullanmışlardır. | TED | فشركات مثل أمازون ونت فليكس تستخدم التعلم الآلي لإقتراح المنتجات التي قد تفضل شرائها والأفلام التي تحب مشاهدتها |
| Ayrıca ağaçların arasında boş arazileri oluyor, burada ürünlerini yetiştirebiliyorlar. | TED | ويكون لديهم أيضا الأرض بين الأشجار، حيث يستطيعوا زراعة محاصيلهم. |
| ürünlerini koruyacak birine ihtiyaç duymuş olmalı. | Open Subtitles | سيريد شخصاً كي يروِّج بضاعته شخص مثل تاجر المخدرات |
| Yani bence ya kendisi de bir koleksiyoncu ya da ürünlerini meraklılara satan biri. | Open Subtitles | لذا خطر لي، إما هو مجمّع أو يبيع سلعته إلى حماسيين آخرين |
| Söyle bana, Richard ve Oğulları ürünlerini nereden alıyor? | Open Subtitles | أخبرني, من اين يحصل مطعم ريتشارد على منتجاته |
| Bazı lüks lokantaların oldukça kıymetli bulduğu bazı gıda ürünlerini pazarlıyorum. | Open Subtitles | أنا أتعامل في بعض مُنتجات الطعام التي تجدها المطاعم الراقية قيّمة للغاية. |
| Raj'ın şirketinin tüm ürünlerini sayın Ajay sharma tarafından | Open Subtitles | إنها مسألة فخر أن تسويق جميع منتوجات |
| Senin yapacağın ilk şey Carol'un Clip and Curl'üne gizlice gireceksin ve bütün saç bakım ürünlerini çalacaksın. | Open Subtitles | -ماذا تقصد أنك تكره كعكات عيد الميلاد ؟ أولاً لن يحدث هذا كما تخطط فهذا أشبه بسرقة الأشياء و لن تقدر على بيع منتجاتك لأنك لص |
| Burada çocukların için okullar onlara bakması için hastaneler ve yollar inşa etmeyi istiyoruz bu nedenle kamyonlar buraya varabilir ve ürünlerini satabilirler. | Open Subtitles | نريد ان تكون هناك مدرسة لأطفالك... و مستشفيات لرعايتهم... ... |