| Rünün senin üzerinde etkisi olduğu gerçeği bizi neden gördüğünü açıklıyor. | Open Subtitles | في الواقع, العلامات الرونية لها تأثير على التصرفات |
| Tamam, insanlar üzerinde etkisi var. Ne olmuş yani? | Open Subtitles | إذاً هي لديها تأثير على الأشخاص ، وبعد ؟ |
| Sizlerle onlarca yüzlerce milyon insan üzerinde etkisi olabilecek icatlarımdan üçünü tartışacağım. | TED | سأناقش معكم ثلاثة من اختراعاتي التي من الممكن أن يكون لها تأثير على العشرات إلى مئات الملايين من الناس و التي نتمنى أن تحدث |
| Bilim insanları sadece miktarının değil ayrıca uykunun kalitesinin de sağlığımız ve iyiliğimiz üzerinde etkisi olduğunu şimdi anlamaya başlıyor. | TED | بدأ العلماء الآن في فهم كيف أن الكمية ليست الوحيدة التي تؤثر على صحتنا وعافيتنا، بل جودة النوم أيضا. |
| Geleneksel silahların bu canavar üzerinde etkisi yok, ve hepimiz biliyoruz nükleer silahlar seçenek bile değil. | Open Subtitles | والآن، الأسلحة التقلدية لا تؤثر على هذا الشيء وجميعاً يعرف أن الأسلحة النووية ليست خياراً مطروحاً |
| Tabii ki senin hayatın. Müvekkillerimiz üzerinde etkisi olmadığı sürece. | Open Subtitles | عندما لا تؤثر على عملائنا |
| John'ın insanlar üzerinde etkisi var. - Evet, sanırım var. | Open Subtitles | جون) له تأثير على الناس) نعم , أعتقد ذلك |
| Tamam, insanlar üzerinde etkisi var. | Open Subtitles | حسنا هي لديها تأثير على الناس |
| - Müvekkillerimiz üzerinde etkisi olmadı. | Open Subtitles | لم تؤثر على عملائنا دايان .. |
| Faraday manyetizmanın havada ilerleyen ışık üzerinde etkisi olmadığını biliyordu. | Open Subtitles | لقد عَلِمَ (فاراداي) أن المغناطيسية لا تؤثر على الضوء المتحرك في الهواء الطلق |
| Ayın beyin üzerinde etkisi vardır. | Open Subtitles | تؤثر على الدماغ... |