| Eğer onlar için burası bir sığınak ise, Islak bir sığınak olacak. | Open Subtitles | إن كان هذا هو مأواهم فإنه حتماً سيكون مأوىً رطب. |
| Bacaginin arasinda Islak bir amin da var mi? | Open Subtitles | ألديك مهبل لطيف رطب بين رجليك؟ |
| Islak bir cumartesi günü yanmış bambu kokun var. | Open Subtitles | تمتلكُ رائحة تجشؤ شجرة بامبو في سبت رطب |
| En azından öldürücü bir biçimde ıslak bir cesetle... | Open Subtitles | على الأقل هجوم بشكل مميت ورطب بعض الشيء |
| En azından öldürücü bir biçimde ıslak bir cesetle... | Open Subtitles | على الأقل هجوم بشكل مميت ورطب بعض الشيء |
| Sandık odasında ıslak bir halat bulduğumda teorim doğrulanmış oldu. | Open Subtitles | تم تأكيد نظريتى عندما وجدت حبل مبلل فى غرفة المعدات. |
| Ayrılık sebebi de saçlarımız ıslak bir şekilde kiliseye girme hakkımız. | Open Subtitles | وكان من حقنا المقدس أن نذهب للكنيسة بشعرنا مبلل |
| Islak bir adam ama ıslaklığından memnun. | Open Subtitles | وهناك نوع رطب الرجل .. ... ولكن سعيدة في الرطوبة له. |
| Diyor ki "Islak bir piyanoyu asla akort etme." | Open Subtitles | يقول، "لا تعيد ابداً ضبط بيانو رطب" |
| - Islak bir şey var. | Open Subtitles | الشيءرطب. الشيء رطب. |
| Bütün bunlardan sonra büyülü bir şekilde... saçları ıslak bir halde kendi yataklarında uyanıyorlar. | Open Subtitles | غرفة خرسانية مظلمة حيث يعتدي عليهم ثم يختفي كالسحر وتستيقظاً في فراشهن وشعرهن مبلل. |
| Bu izin ortasında ıslak bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء ما مبلل وسط هذا الأثر |