| Ajanın talep ettiği dosyanın kaybolması çok şüphe çekici bir durum. | Open Subtitles | أعتقد أن اختفاء الملفات التي طلبها العميل مثير للريبة |
| Dürüst olmak gerekirse, konuşman şüphe çekici şekilde Zakia'dan çıkmış gibiydi. | Open Subtitles | لكنني سأكون صادقاً معك، خطابك بدا بشكل مثير للريبة أشبه بخطاب "زكية". |
| Bay Kelmot, Madame Schirmer'in atölyesinde bu hatayı yapmasaydı ve gidişatımdan beni alıkoymasaydı şüphe çekici bir biçinde uzun süre sokakta oyalanmayacaktınız. | Open Subtitles | لو لم يرتكب السيد (كيلموت) خطأ فادحًا في ورشة عمل السيدة (شيرمر) وهذا الأمر الذي جعلني أغير مساري لم يكن عليكِ أن تتنظرِ كل هذا الوقت بشكلٍ مثير للريبة |
| Bu pek şüphe çekici değil. | Open Subtitles | حسنًا، هذا ليس مريبًا.. |
| Bu pek şüphe çekici değil. | Open Subtitles | حسنًا، هذا ليس مريبًا.. |
| - Bu çok şüphe çekici. | Open Subtitles | هذا مثير للشك سيفكر فى حدوث شئ ما |
| Bunun biraz şüphe çekici olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | حسنا , انت تفهم أن هذا مثير للشك |
| şüphe çekici. Ama yeterli değil. | Open Subtitles | هذا مثير للشك لكنه ليس كافياً |