| Bir gün, bu parfüm konusunda yeni bir şey öğrendim. | Open Subtitles | وفي احد الايام تعلمت شيء جديدا عن ذلك العطر |
| Yıllardır bu işte olunca tek bir şey öğrendim. | Open Subtitles | لقد تعلمت شيئا واحدا خلال سنوات عملى هذه |
| ...şimdi olgun bir kadınım. Ve,bu yol boyunca,bir kaç şey öğrendim. | TED | وأنا امرأة كبيرة الآن. وقد تعلمت أشياء قليلة على طول الطريق. |
| Şimdi ise yaptığım yüzlerce yürüyüş görüşmesinden sonra Birkaç şey öğrendim. | TED | حتى الآن، بعد مئات من هذا المشي الى الاجتماعات، لقد تعلمت بعض الاشياء. |
| Beraber geçirdiğimiz bu zamanda birçok şey öğrendim. | Open Subtitles | في الوقت الذي قضيناه معاً لقد تعلمت شيئاً |
| İlk aşk acımdan bir sürü şey öğrendim. | Open Subtitles | لقد تعلمت اشياء كثيره من اول إنفطار لقلبي |
| Rehabilitasyon sürecinde çok şey öğrendim o yüzden seni anlayabiliyorum. | Open Subtitles | أنا تعلمت الكثير والسهل خِلال هذا الوقت لذلك أنا أفهم |
| Şu son 7 yılda bir tek şey öğrendim o da; her oyunda ya da düzenbazlıkta hep bir rakip ve hep bir kurban vardır. | Open Subtitles | لقد تعلمت شئ واحد فى السبع سنوات الماضية فى كل لعبة او فخ هناك دائماً خصم و دائماً هناك ضحية |
| Kızıl doktor aramamda bir şey çıkmadı, ama çok havalı isimli bir şey öğrendim. | Open Subtitles | لا شيء ببحثي عن الأطباء لكنني تعلمت شيء يمتلك اسم رائع |
| Kadın türleriyle olan bunca yıllık yaşamımda bir tek şey öğrendim. | Open Subtitles | في كل سنوات العيش هذه مع جنس الإناث تعلمت شيء واحداً فحسب |
| Sarmaşıklar'dan bir şey öğrendim. | Open Subtitles | تعلمت شيء واحد من أشجار اللبلاب. |
| Siz, onu patakladıktan sonra, ben de bir iki şey öğrendim. | Open Subtitles | أتدري؟ لقد تعلمت شيئا أو اثنين بعد آخر مرة ركلتَ فيها مؤخرته |
| babamın davası sayesinde hukuk hakkında çok şey öğrendim. Sonrasında mezun oldum. | Open Subtitles | ولكن عليّ إخبارك أني قد تعلمت شيئا من محاكمة أبي |
| Pekala, eğer romantik komedilerden bir şey öğrendim, o da şudur ki adamlar küçük bir çocuğa yardım ederse, eski karıları onlara tekrar aşık olur. | Open Subtitles | حسناً ، إذا تعلمت شيئا من الرومانسية الكوميدية أنها الزوجة السابقة دائما تقع في حب زوجها مجددا بعد أن صادق طفل صغير |
| Senden öğrenmiş olmam gerekenden daha fazla şey öğrendim onlara düşüncenden söz etmeliydin. | Open Subtitles | ولقد تعلمت أشياء كثيرة ربماأكونقد تعلّمتهامنك . ألم تفكّر بذكرهم ؟ |
| Sen yokken bir dolu şey öğrendim. | Open Subtitles | لقد تعلمت أشياء كثيرة أثناء غيابك. |
| Bir yıldan biraz uzun süren yeni hayatımda birkaç şey öğrendim. | TED | والآن، بعد أكثر من عام في حياتي الجديدة، لقد تعلمت بعض الأشياء. |
| John ile çalışırken bir şey öğrendim, ondan bir sır saklamak çok zordur. | Open Subtitles | تعلمت شيئاً واحداً بالعمل مع جوني من الصعب إخفاء الأسرار عنه |
| Bir sürü yeni şey öğrendim. Galiba, şimdi kenar mahalle efsanesiyim. | Open Subtitles | لقد تعلمت اشياء جديدة تقريباً انا الان دماغ |
| Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan. | TED | تعلمت الكثير من أشخاص كنجم الدين ومحمود ورافع. |
| Yıllar boyunca işkence hakkında tek bir şey öğrendim. | Open Subtitles | لسوء الحظ ، لقد تعلمت شئ واحد بشأن التعذيب علي مدار السنين |
| Evet, çok şey öğrendim. | Open Subtitles | أجل، لقد عرفت أشياء كثيرة. |
| Bilmenizi isterim ki bu davada sizden çok şey öğrendim. Ağır işlerin çoğunu sen yaptın. | Open Subtitles | أريدكِ أن تعرفي أنني تعلمتُ الكثير منك في هذه القضيّة. |
| Galiba ben bu işten bir şey öğrendim, hayatım. | Open Subtitles | أعتقد أننى تعلمت شىء اليوم |
| ..daha fazla şey öğrendim. | Open Subtitles | أكثر مما تعلمته خلال ست سنوات في التدريس |
| Bu sayede ilginç bir şey öğrendim. | Open Subtitles | لكن بسبب ذلك عرفت شيئاً مثيراً للاهتمام |
| Orada uzun süre oturdum ve bir çok şey öğrendim ve belki de önüne farklı şeylerle çıkabilirim. | Open Subtitles | كنت أجلس هناك و أتعلم الكثير وربما أستطيع أحضار شيئا مختلفا على الطاولة |