ويكيبيديا

    "şey yapmak" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • فعل شيء
        
    • تفعل شيئا
        
    • أفعل شيئاً
        
    • أفعل شيء
        
    • تفعل شيئاً
        
    • فعل شئ
        
    • تفعل شيء
        
    • عمل شيء
        
    • أفعل شيئا
        
    • تفعل شئ
        
    • لفعل شيء
        
    • نفعل شيئا
        
    • القيام بأمر
        
    • فعل شىء
        
    • أفعل شئ
        
    Yazılmışlardı çünkü öfkeliydiler ve bu konuda bir şey yapmak istiyorlardı TED سجلوا لأنهم كانوا غاضبين وأرادوا فعل شيء حيال ذلك.
    Durma güdüsü hayata devam etmek için bir işarettir, yeni bir şey yapmak, farklı bir şey yapmak için. TED اشارات التوقف جوهريا إشارة إلى أوان المضي قدما، إلى فعل شيء جديد، شيء مختلف.
    Bir şey yapmak zorunda olduğumu biliyordum. Her ne olursa. Open Subtitles لقد ايقنت انه كان علي فعل شيء ما,اي شيء.
    Bir şey söylemek, bir şey yapmak zorunda değilsin. Open Subtitles لا تحتاج أن تقول شيئا ولا تحتاج ان تفعل شيئا
    Çok kötü oldum ve bunu telafi edecek bir şey yapmak istedim. Open Subtitles .. لقد شعرت بشعور فظيع وأردت أن أفعل شيئاً مميزاً لا يُنسى
    Ayrıca işe de geri dönmek istemedim, hiçbir şey yapmak istemedim. Open Subtitles ,و لم أُريد أن أذهب للعمل, و حقاً .لم أُريد أن أفعل شيء
    Tanrı'ya inanıp inanmamanız hakkında karar vermek yerine, ilk önce bir şey yapmak zorundasınızdır. TED فبدل أن تقرر فيما إن كنت تؤمن بالله يتوجب عليك أولاً أن تفعل شيئاً
    Kanunu biliyorum. Bir yargıç emretmedikçe hiçbir şey yapmak zorunda değil. Open Subtitles لا يتوجب عليه فعل شئ ما لم يقول القاضي عليه ذلك
    Bir şey yapmak zorundaydım. O Cuma elime bir fırsat geçti. Open Subtitles كان علي فعل شيء والفرصة طرحت نفسها ذلك الجمعة
    Bir şey yapmak zorundaydım zira tüm kalemler dağınıktı. Open Subtitles كان علي فعل شيء , أقلامك كانت تملأ المكان
    Lanet olsun, benden istedi. Bunu yapmaktan en az senin kadar nefret ediyorum ama bir şey yapmak gerekiyordu. Open Subtitles ‫أنا أيضاً لا يعجبني الٔامر ‫لكن كان علينا فعل شيء
    Bunun, senin için duygusal açıdan önemini göz önüne alarak bu durum için sana özel bir şey yapmak istiyoruz. Open Subtitles على أي حال بالنظر إلى كم كان هذا الأمر مؤثراً بشكل كبير عليك نحن ننوي على فعل شيء مميز لهذه القضية
    Sürekli kötü bir şey yapmamaya çalışmaktansa, iyi bir şey yapmak istiyorum. Open Subtitles بدلا عن محاولة عدم فعل شيء سيء طوال الوقت
    Karakterimiz dışı bir şey yapmak üzereyiz. - Ne? Open Subtitles نحنُ على وشك فعل شيء خارج الشخصية تماماً
    Ayrıca, benim için bir şey yapmak istediğini söylemiştin, değil mi? Open Subtitles والى جانب ذلك ، وقال كنت أردت أن تفعل شيئا بالنسبة لي ، أليس كذلك؟
    Fakat, yılın sonlarına doğru fark ettim ki bir şey yapmak istiyorum. TED ولكن أخيراً، ومع انتهاء ذلك العام، أدركت أنني أريد أن أفعل شيئاً ما.
    Ben sadece bu şehir için güzel bir şey yapmak istiyorum. Open Subtitles أنا فقط أحاول أن أفعل شيء جيد لهذه المدينة
    Hayatında daha önemli bir şey yapmak istemezmisin? Open Subtitles هل أردت أن تفعل شيئاً أكثر أهمية في حياتك
    Eğer gerçekten bir şey yapmak istiyorsan, yap nefesini boşa harcama. Open Subtitles من أراد فعل شئ حقاً يفعله لا ينتظر حتى فوات الأوان
    Peki neden böyle aptalca bir şey yapmak istiyorsun acaba? Open Subtitles إنها حقيقة. الآن لماذا تريد أن تفعل شيء غبي كهذا؟
    Bence bu çok güçlü. Ve bence bu odadaki hepimizde bu var, tasarımı ileri götürdükçe, sadece tek şey yapmak değil. TED و انا اعتقد اننا كلنا في هذ الغرفة و انتم تحركون التصميم الى الامام انه ليس فقط عن عمل شيء واحد
    Gecenin başından beri içimden bir şey yapmak geliyor. Open Subtitles طوال الليل كان لدي دافع فظيع لأن أفعل شيئا
    Her yanına aptal ismini kazımak istemeden bu denli enfes bir şey yapmak... Open Subtitles أن تفعل شئ بديع كهذا دون الرغبة فى وضع اسمك الغبى عليه
    Ne istediğimi bilemedim ve hiçbir şey yapmak zorunda olmamak beni çok rahatlattı. Open Subtitles لم أكن أدري ما أريد فعله وارتحت كثيرًا لأني لم أحتاج لفعل شيء.
    Ama varsa, bu konuda bir şey yapmak görevimiz değil midir? Open Subtitles واذا كان الأمر كذلك,أليس من واجبنا أن نفعل شيئا بخصوص ذلك؟
    Sadece, kendiniz için önemli bir şey yapmak ve kendi etkinizi yaratmakla ilgili. TED كل ما عليك هو القيام بأمر يهمك فعلًا، وأن تحدث أثرًا لا أحد غيرك يمكنه فعله.
    Şimdiye kadar, ne zaman kötü bir şey yapmak istediysem, yaptım. Open Subtitles حتى الآن كلما أردت فعل شىء سيىء كنت أفعله
    Hayatım sürüp giderdi, ama şimdi iki şekilde de istemediğim bir şey yapmak zorundayım. Open Subtitles مستقبلى كان يسير فى اتجاه جيد ولكن الآن، على العكس تماماً يجب أن أفعل شئ لا أريد أن أفعله

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد