| Hadi ama bak. Elimde ne var söyle, seni hileci. | Open Subtitles | لا، هيّا ، أنظري أخبريني ماذا أملُك ، يا غشّاشة |
| Hadi ama adamım, bir kere olsun söylediğimi dinle, lütfen. | Open Subtitles | هيّا يارجل، أيها البارد، اسمع لما سأقول لمرة واحدة، أرجوك |
| Hadi! - AP bunu sevmez. - Bunu ben bile istemem. | Open Subtitles | هيّا , آبي لن يعجبه ذلك حتي أنا لن يعجبني ذلك |
| Hadi. Ben ofisteyim ve burası korkunç. Ne yapacağımı söyle bana. | Open Subtitles | هيّا أنا في المكتب والمكان مخيف هنا أخبرني ما الذي أفعله |
| Hadi, acele edin! Grup fotoğrafımızı çekelim! Herkes şöminenin oraya toplaşsın. | Open Subtitles | هيّا ، بسرعة لنلتقط صورة المجموعة لينضم الجميع عند موقد النار |
| Şu saçmalıkları açıklamak için vaktini ziyan etme. Hadi gidelim! | Open Subtitles | هيّا بنا، لا تهدر وقتك في تفسير تلك التفاهات، لنرحل، |
| Hadi ama. Planlanmış birşey değildi. Bir işe ihtiyacım var. | Open Subtitles | هيّا ، لم يكن مخططًا له أنا في حاجة لعمل |
| Bilmiyorum bu iş biraz daha sürecek olursa kafasını koparacağım. Hadi. | Open Subtitles | لا أعلم، لكن لو استمرّينا أكثر من ذلك فإنّه سيتعب، هيّا. |
| Belki başka şeyler de yapabiliriz. Bu bize bir işaretti çocuklar, hadi. | Open Subtitles | ربما سنفعلُ أشياءً أخرى , أيضاً. هذهِ إشارتنا أيّها الأطفال هيّا بنا. |
| Biz inekleriz, gururlu ve doğru, hadi South Park, moo moo moo! | Open Subtitles | إنّا أبقار، فخورات و حقيقيّات هيّا ''ساوث بارك'' ، مو مو مو |
| Unut gitsin. İlk önce şu parlak şeyi bulalım. Hadi. | Open Subtitles | إنسى هذا, لنذهب و نحضر هذا الشيء اللامع هيّا بِنّا. |
| - Bir hortum ihbarında bulunacağım. - Jacob, yürüsene hadi! | Open Subtitles | ـ أريد الإبلاغ عن إعصار يلمس الأرض ـ هيّا بنا |
| Kendi başına yürürken görürlerse, size inanabilirler belki. Gidelim hadi! | Open Subtitles | فلو رأوه يخرج من هناك حراً فقد يصدقونكم، هيّا بنا |
| Çantanın içinde ne olduğunu görene kadar kimse Albino'ya dokunmuyor. Hadi. | Open Subtitles | لا أحد يتحرك إلى الأمهق حتى نعرف ماذا في الحقيبة، هيّا |
| Hadi ama. O adam takılmak için iyi biri değil. | Open Subtitles | هيّا, الرجل في الأعلى ليس تلك الفرصة التي لا تعوّض |
| Tüm bunlardan sonra söylemek istersen sorun yok ama şimdilik hadi bakalım. | Open Subtitles | بعد كل هذا لو أردت أخباري، سيكون هذا جيد. لكن الآن، هيّا |
| Kimsenin bir yere gittiği yok ama istersen bir tane alabilirsin. Gel hadi. | Open Subtitles | حسنا، لا أحد ذاهب إلى أي مكان لكن يمكنك الحصول على واحدة، هيّا |
| Gidelim. Benimle gel hadi. Beni revire götürürsen hayatını kurtarırım. | Open Subtitles | هيّا بنا، تعال معي فورًا، اذهب بي للمشفى وسأنقذ حياتك. |
| Arabaya dokunma. Hadi git de... Su basıncını son seviyeye getir. | Open Subtitles | لا تمسّ السيارة، هيّا استخدم آخر ما تبقّى من ضغط الماء. |
| Kendine doğru çekip yerine oturt. Onu tutuyorum. Hadi. | Open Subtitles | ،نحوك ونحو ذلك المكان .وأنا سوف أمسكه، هيّا |