| Tamam. Onun kendileri için bir anlam ifade etmediği kimler? | TED | حسناً .. من هنا لا يعنيه عمله على الاطلاق ؟ |
| Tamam. DH: Richard'ın yardım etme vakti geldi. Oo, iyi, tamam. | TED | دان هولزمان : يجب ان يساعدنا ريتشارد الآن آه .. حسناً |
| Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi? | TED | هذا هو أول المرضى، خارج من العناية المكثفة، فقط شاهدوا ذلك الكرسي، حسناً. |
| Michael Pritchard: Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var. | TED | مايكل: حسناً. تحصلنا على بعض الجريان من محطة للصرف الصحي في المزرعة. |
| - Tamam, söyleyeceğim. - Hasta bir kedi gibi ağlamalısınız. | Open Subtitles | حسناً ، سأقولها يجب عليك أن تبكى مثل القطة المريضة |
| Tamam. Ayılarla devam edelim. Ayılar neden hâlâ hazır değil? | Open Subtitles | حسناً ، سنتابع بعرض الدببة لماذا الدببة غير مستعدة ؟ |
| Tamam Craig, son tren dokuzda kalkıyor. Ona binmiş olacağım. | Open Subtitles | حسناً يا آخر قطار يغادر في الساعة التاسعة سأكون عليه |
| Tamam evinize gidin. Ama şunu kafanıza sokun ki, kocanız öldürüldü. | Open Subtitles | حسناً إذهبي لمنزلك، ولكن إن كنت مهتمة، فإن زوجك قد قُتل. |
| Burada kalacağız ve biri gelene kadar dayanacağız, tamam mı? | Open Subtitles | . سنظل هنا ننتظر حتى يأتي شخصً ما حسناً ؟ |
| - Provadan sonra onu şehre götüreceğim. - Tamam, tatlım. | Open Subtitles | ــ بعد التدريب على المشهد سآخذها للمدينة ــ حسناً عزيزتي |
| Tamam, gir şuraya. Beş gün sonra seni görürüm, eğer başarabilirsen. | Open Subtitles | حسناً , أدخل هنا وسأراك بعد خمسة أيام إذا استطعت النجاة |
| Bak, ya sen onlara söylersin, ya da ben, tamam mı? | Open Subtitles | إنظُر ، أمّا أن تُخبرهُم ، أو أُخبرهُم ، حسناً ؟ |
| Tamam çocuklar, toplanın bakayım. Şimdi, dinleyin. Üç atış hakkımız daha var. | Open Subtitles | حسناً ، أولاد ، تجمعوا الآن إستمعوا حَصلنَا على ثلاث جولاتِ أضافية |
| Yok! Tamam, benimle gelin lütfen ve büyük gününüzden konuşalım. | Open Subtitles | مع الترجمة؟ حسناً, تعالوا معي رجاء لنتحدث عن يومك الكبير |
| Tamam, Bily yakalandı. Artık bu konuda bir şey yapamam. | Open Subtitles | حسناً بيللي لا شئ استطيع فعله حيال هذا الامر الان |
| Tamam dostum. En iyisini yaptın. Şimdi geri kalanlar denesin. | Open Subtitles | حسناً يا صديقي قد جربت الأفضل ، والآن جرب الباقي |
| Rica ederim, Sam. Bir şeye ihtiyacınız olursa haberim olsun, tamam mı? | Open Subtitles | على الرحب والسعة يا سام أعلميني اذا احتجتم لأي شيء حسناً ؟ |
| Tamam, sorun değil. Bu sefer çalıların içine gireceğim ses yapıp, tavşanları ürküteceğim. | Open Subtitles | حسناً ، هذه المرة سأدخل وسط الحشائش وأخرج أصوات عالية لكيّ يخرج أرنب |
| Sana babamın bana verdiği tavsiyelerden vereyim , tamam mı ? | Open Subtitles | دعني اعطيك نفس النصيحة التي اعطاني اياها ابي ، حسناً ؟ |
| - Tamam, ama sizi içeri kitlemek zorundayım. - Anladım. | Open Subtitles | ــ حسناً, ولكن سأضطر لإغلاق الباب عليك ــ أتفهم هذا |