| İzninizle beyler, gün ağarana kadar bekleyeceğiz. | Open Subtitles | بعد إذنكم أيها السادة ، سننتظر... حتى طلوع النهار |
| "Yakup orada tek başına bırakıldı. Gün ağarana kadar melekle boğuştu. | Open Subtitles | "فبقي يعقوب وحده وصارع ملاك حتى طلوع الفجر" |
| Gün ağarana kadar da, muhtemelen bulamayacaklar. | Open Subtitles | ربما لن نتمكن من إيجاده قبل طلوع النهار . |
| Gün ağarana kadar Majestelerini buraya getireceksem hemen çıkmamız gerekiyor. | Open Subtitles | علينا أن نغادر الآن إذا كنا ننتوى العوده بالملك هنا قبل بزوغ الفجر |
| Sınıra hala 70 km vardı ve bizim gün ağarana dek varmamız gerekiyordu, çünkü Iraklılar bizi öldüremese bile bu boktan hava öldürecekti. | Open Subtitles | لازال امامنا سبعين كم وعلينا قطعها مع اول بزوغ للضوء لانه اذا لم يقتلنا العراقيون فالطقس سيفعل ذلك |
| Eğer hamile olmasaydım, gün ağarana dek dans ederdim. | Open Subtitles | إن لم أكن حامل لرقصت حتى بزوغ الفجر |
| Geç oldu. Gün ağarana kadar teknesinde kalmayacak. | Open Subtitles | لقد تأخر الوقت، فهو لن يجلس في قاربه حتى مطلع الفجر |
| Tan ağarana kadar son sürat araba sürmeler... | Open Subtitles | و حتى مطلع الفجر |
| Elizabeth ve ben gün ağarana kadar bütün gece oturuyorduk. | Open Subtitles | إليزابيث) وأنا فقط نسلّم إلى ما تقرره لنا هذه الليلة) إلى ما قبل بزوغ الفجر مباشرةً |
| Gün ağarana kadar arkanda olacağım. | Open Subtitles | سأُعيدها قبل بزوغ الفجر. |