| Uber ve Didi teknolojinin insanlar arasında daha önce mümkün olmayan güveni nasıl yaratığının ilkel ama güçlü örnekleridir. | TED | إن منصتي "Uber" و "Didi" أمثلة مبكرة لكن قوية لكيفية بناء التكنولوجيا للثقة بين الناس بطرق وعلى مستوى لم يكن ممكنًا من قبل على الإطلاق |
| minik ama güçlü. | Open Subtitles | صغيرة , لكن قوية |
| Haklısın, sizin istediğiniz gibi kararlı biri değil ama güçlü biri. | Open Subtitles | معك حق إنه غير منقاد كما تريديه أن يكون لكنه قوي |
| Keşke bilseydim ama güçlü biri ve yara iltihaplanmazsa... | Open Subtitles | أتمنى لو أعرف لكنه قوي ..وإذا لم يتقيح الجرح، فعندها |
| Bu nedenle, bir havyar kavanozunun içine basit ama güçlü bir el yapımı bomba yerleştirdim ve posta yoluyla havyarı generale gönderdim.. | Open Subtitles | ... لذا قمتُ بإخفائها في علبة كافيار ... قنبلة محلية الصنع بسيطة لكنها قوية ، و عن طريق النادل قـُمتُ بإرسالها إلـى الجينيرال |
| ama güçlü, çünkü inancı var. | Open Subtitles | لكنها قوية لأن لها إيمان. |
| Bu riskli bir girişim. ama güçlü ve etkileyici. | Open Subtitles | إنه فيلم ذو فرصة ضئيلة, ولكنه قوي وجذاب. |
| - Evet ama güçlü. | Open Subtitles | -نعم ، لكن قوية |
| Küçük ama güçlü. | Open Subtitles | صغيرة لكن قوية |
| Ne yapacağı belli olmuyor, ama güçlü bir diktatör. | Open Subtitles | إنه غير متوقع قليلاً لكنه قوي |
| ama güçlü biri. | Open Subtitles | لكنه قوي |
| Bayan Ho'nun bir kadın olduğu doğru, ama güçlü bir kadın. | Open Subtitles | "ميس هوب" كانت أمراة لكنها قوية |
| Kolay olmadı ama güçlü birisi. | Open Subtitles | الأمر ليس سهلاً, لكنها قوية. |
| - Küçük ama güçlü. | Open Subtitles | إنه صغير، ولكنه قوي |