| Diskim her şey demek Sam. Her kapıyı açan Anahtar. | Open Subtitles | القرص الخاص بي هو كل شيء سام , إنه المُفتاح |
| Anahtar bu. Takınca, icat çalışmaya başlayacak. | Open Subtitles | هذا هو المُفتاح ، بمجرّد أنّ تدخله سيتم تفعيل الآداه. |
| Anahtar kabı olduğunu anlamadım deme sakın. | Open Subtitles | أخبرني رجاء أنّك تُدرك أنّه شيئ لإخفاء المُفتاح. |
| Bunca yıldır onun aslında Anahtar'ın üçüncü parçası olduğunu bilmiyordun ama. | Open Subtitles | وطوال تلك السنوات، لم تعرفي أبداً أنّه كان الجزء الثالث من المُفتاح. |
| Bilgisayar odası tamamen kilitlidir ve Anahtar da sadece bende durur. | Open Subtitles | ذلك الحاسوب موصد، وأنا الوحيدة التي لديها المُفتاح. |
| Şu an dışarıda biri daha var Pandora'yı hayata geçirmeye hazırlanıyor ve Anahtar da o kız. | Open Subtitles | الآن، هناك شخص آخر في الخارج، الذي يستعدّ لتنفيذ عمليّة الباندورا، وتلك الفتاة هي المُفتاح. |
| Nasıl yapmak istersin bantla mı yoksa Anahtar deliğiyle mi? | Open Subtitles | ما تُريد القيام به هو إمّا أن تضع الشريط اللاصق أو ثقب المُفتاح. |
| Eğer onun peşindeyseler, Anahtar neden hala orada? | Open Subtitles | لو كان هذا ما يسعون خلفه، فلمَ لا يزال المُفتاح هناك؟ |
| Tek ihtiyacınız olan küçük bir deliğe uyacak küçük bir Anahtar. | Open Subtitles | كلّ ما تحتاجه هو تسليم المُفتاح الصغير الذي يتناسب في القفل الصغير. |
| Olabilir ama bilmecesinin cevabı Anahtar hakkındaki bilgisinin ücreti olur. | Open Subtitles | ربّما، لكن الإجابة على أحجيته هُو أجره على خبرته حول المُفتاح. إذن أنتما تعملان بنظام مُقايضة. |
| Anahtar, Anahtar olmadığında, bir rehber olduğunda. | Open Subtitles | متى لا يكون المُفتاح مُفتاحاً؟ عندما يكون دليلاً. |
| Yönetici herkese Anahtar veriyor. | Open Subtitles | ذاك المُدير سيُعطي المُفتاح لأي أحد |
| - Düzeltmek için Anahtar'a ihtiyacım var. | Open Subtitles | وأحتاج إلى المُفتاح لإصلاح ذلك. |
| Anahtar ise sistemi programlayacak bir cihazdı. | Open Subtitles | وكان المُفتاح هو الرحم لبرمجة النظام. |
| Unutma, Anahtar sözcük mikro. | Open Subtitles | تذكّري، المُفتاح هو التعابير الدقيقة. |
| Bakalım Anahtar uyuyor mu. Ne dersiniz? | Open Subtitles | دعونا نرى لو كان المُفتاح مُناسباً. |
| Anahtar burada. Krallığın anahtarı? | Open Subtitles | . هذا هو المُفتاح . المفتاح للمملكة |
| Anahtar bende olunca. | Open Subtitles | بمُجرّد أن أحوز أنا على المُفتاح |
| Simetri. Buradaki Anahtar bu. Bak. | Open Subtitles | التناظر كان هو المُفتاح هُنا ، انظر |
| Anahtar üzerinde değil mi? | Open Subtitles | المُفتاح في القارب ماشي؟ |