| Küçük bir demo istiyorsunuz anlaşılan? Demek ki ananastan hoşlanmadılar. | Open Subtitles | ـ ليس هناك مرض ـ حَسناً، هم لا يَحْبّونَ الأناناس |
| ananastan daha iyi bir şey bulamadın mı? Ananasa bayılırım. | Open Subtitles | ألم تتمكن من التفكير في شيء أفضل من الأناناس ؟ |
| Hiç badem, üzüm, domates, marul ve ananastan yapılmış bir salata yediniz mi? | Open Subtitles | هل تناولتم يوماً سلطة باللوز و العنب و الطماطم و الخس و الأناناس ؟ |
| Korkmuş, italyan kökenli, tırnaklarını yiyor evcil hayvanlardan ve ananastan hoşlanmıyor. | Open Subtitles | بأنها خائفة و هي من أصل إيطالي إنها تقضم أظافرها و لا تحب الحيوانات الأليفة أو الأناناس |
| Romdan gelen furfural, proteolitik enzim ananastan, alkol kendi adına konuşuyor. | Open Subtitles | "فورفورال" من الرم. إنزيمات بروتيوليتك الأناناس. الكحول تتحدث عن نفسها. |
| Cho ananastan nefret eder. | Open Subtitles | - أجل - يكره (تشو) الأناناس |