| Anayolun dışında bir yer buluruz ve geceyi orada geçiririz. | Open Subtitles | نحن نذهب ليجد لنفسه مكانا قبالة الطريق السريع والاختباء ليلا. |
| Anayolun dışına çıkıp çevresinden dolaşmalıydım, ama şimdi kayboldum. | Open Subtitles | في الحقيقة، الطريق السريع كان مغلق وإنعطفت. أخشى أنّي ضائع. |
| Özel uçuş pisti. Anayolun öbür tarafında. | Open Subtitles | المطار الخاص على الجانب الاخر من الطريق السريع |
| İşte. Anayolun sonunda, 60 mil kadar uzakta. | Open Subtitles | هنا ، إنه فقط على الطريق الرئيسي على بعد حوالي 60 ميلاً |
| Doktorlar Anayolun altındaki geçitte bulunduğumu söylüyor ama oraya girdiğimi hatırlamıyorum. | Open Subtitles | في الحقيقة، الطبيب قال أنهم عثروا علي في النفق تحت الطريق الرئيسي لكنني لا أتذكر كوني هناك |
| Kız 9. Anayolun kuzeydoğu kısmında bulundu. | Open Subtitles | لقد توجهت إلى الطريق السريع شمال شرق القطاع 9. |
| Kahrolası Anayolun iki ayrı tarafında olacaklar. | Open Subtitles | إنّهما على الجوانب المعاكسة من الطريق السريع. |
| Anayolun 5 mil dışındalar. | Open Subtitles | إنهم على بعد خمسة أميال من الطريق السريع |
| Çavuş, elimizde Anayolun aşağısında ölü bulunan bir kız var. | Open Subtitles | سارج ، لدينا فتاة شابة مقتولة تحت الطريق السريع |
| Anayolun kenarı genç bir kız koyarız sonra da sürüyle şüpheli yakalarız. | Open Subtitles | سنضع فتاةً شابة على الطريق السريع وسنمسك ببعض المشتبه بهم |
| Geçen gece Anayolun dışında Robbo'yla beraberken gördüm onu. | Open Subtitles | لقد رأيته على الطريق السريع بالأمس مع روبو |
| Anayolun dışında yabani bir köpek gördüğünüzü söylemişsiniz. | Open Subtitles | قلت أنك رأيت كلباً من تلك الكلاب البرية في الخارج على الطريق السريع |
| Anayolun dışında yabani bir köpek görmüşsünüz ve ağzında bir insan kemiği taşıyormuş. | Open Subtitles | قلت إنك رأيت أحد تلك الكلاب في الخارج على الطريق السريع وكان يحمل عظمةً بشرية في فمه |
| Karayolu devriyesi, arabasını Anayolun kenarında bulmuş. | Open Subtitles | دورية للطرق السريعة وجدت سيارته على جانب الطريق السريع |
| Bu çocuk tabak altlığına göre hazineye ulaşmak için Anayolun yanını kazmam gerek. | Open Subtitles | حسنا , هذه خريطة الأطفال تخبرني للحفر لأجل كنز مدفون بجانب الطريق السريع من معي ؟ |
| Vega bizden, Grayson Montrose'ı kaçırıp, feribotla karşıya geçirmemizi ve 32. Anayolun çıkışındaki terkedilmiş depoya götürmemizi istiyor. | Open Subtitles | فيجا تريد اختطاف جرايسون مونتروس ونأخذه عن طريق العبارة إلى مستودع مهجور فى الكيلو 32 على الطريق السريع |
| Afedersiniz, köprüyü Anayolun üstüne yeniden inşa ettiler. | TED | عفوًا... أعادوا بناء الجسر فوق الطريق السريع. |
| Ve şu an o Anayolun üzerinde bir dükkânda çalışıyorum. | Open Subtitles | وأعمل الآن على ذلك الطريق الرئيسي |
| Eski Anayolun orada. | Open Subtitles | انه علي الطريق الرئيسي القديم |
| Dümdüz git, şu Anayolun altında. | Open Subtitles | -في الأمام, بنهاية الطريق الرئيسي. |