| DRN'lerin asıl amacı onların olabildiğince insani olmasıydı. | Open Subtitles | "الفكرة من مشروع (دي أر إن) أن يكون مثل الإنسان بقدر الإمكان." |
| DRN'lerin asıl amacı onların olabildiğince insani olmasıydı. | Open Subtitles | "الفكرة من مشروع (دي أر إن) أن يكون مثل الإنسان بقدر الإمكان." |
| DRN'lerin asıl amacı onların olabildiğince insani olmasıydı. | Open Subtitles | "الفكرة من مشروع (دي أر إن) أن يكون مثل الإنسان بقدر الإمكان." |
| Yani sizin de bana göre bugünkü görüşmemizin asıl amacı olan bana veya tapınağa şantaj yapmanızın bir anlamı yok. | Open Subtitles | ولكن لديك أيضا أي وسيلة التي يمكن من خلالها ابتزاز لي أو المعبد، والذي يبدو لي أن يكون الغرض الحقيقي |
| Marta icabına baktığımız cinayet davalarının programın asıl amacı olan daha büyük bir şeyin deneme koşuları olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | مارتا قالت أن قضايا القتل التي نتولى أمرها هي اختبار يجري لشيء أكبر من الغرض الحقيقي من البرنامج |
| Bu gecenin asıl amacı ortaya çıkmadan önce daha ne kadar kibarlığa tahammül etmem gerektiğini merak ediyorum. | Open Subtitles | أتساءل عن كمّيّة اللطافة التي سأضطرّ لتحمّلها... قبل أنْ يتكشّف الهدف الحقيقيّ لهذه الأمسية |
| Dr. Eberls'in yönetiminden kaynaklanan karmaşa sona ermiş ve Stangl, asıl amacı yeni gelen masum insanlardan bile saklanan bir ölüm kampını yönetmeye başlamıştı. | Open Subtitles | "ذهبت فوضى قاعدة الدّكتور "إيبرل الآن "شتانجل" أدار معسكر موت غرضه الحقيقي كان مخفي حتى عن ظن القادمين الجدّد |
| Büyük Hadron Çarpıştırıcısının asıl amacı bu Higgs parçacığını görmektir ve biz de olacağından nerdeyse eminiz. | TED | الهدف الأساسي لصدامة الهيدروجين الضخمة.. لرؤية جسيم هيجس ونحن متأكدين الى حد كبير بأننا سنراه. |
| DRN'lerin asıl amacı onların olabildiğince insani olmasıydı. | Open Subtitles | "الفكرة من مشروع (دي أر إن) أن يكون مثل الإنسان بقدر الإمكان." |
| DRN'lerin asıl amacı onların olabildiğince insani olmasıydı. | Open Subtitles | "الفكرة من مشروع (دي أر إن) أن يكون مثل الإنسان بقدر الإمكان." |
| DRN'lerin asıl amacı onların olabildiğince insani olmasıydı. | Open Subtitles | "الفكرة من مشروع (دي أر إن) أن يكون مثل الإنسان بقدر الإمكان." |
| Onlar bu deneyin asıl amacı ve insanlığın kurtuluşu için hayati önem taşıyorlar. | Open Subtitles | هم الغرض الحقيقي من هذه التجربة إنهم جوهر بقاء البشرية |
| İlmekçiler Programı'nın asıl amacı nedir? | Open Subtitles | ما الغرض الحقيقي من برنامج الخياطه ؟ |
| Bu gecenin asıl amacı ortaya çıkmadan önce daha ne kadar kibarlığa tahammül etmem gerektiğini merak ediyorum. | Open Subtitles | أتساءل عن كمّيّة اللطافة التي سأضطرّلتحمّلها... قبل أنْ يتكشّف الهدف الحقيقيّ لهذه الأمسية |
| Sanırım bu buluşmanın asıl amacı anne sorununu konuşmak. | Open Subtitles | أظن الهدف الأساسي لهذا اللقاء مناقشة مشكلة الأم |
| Bilimin asıl amacı gerçeği aramaktır. | Open Subtitles | الهدف الأساسي للعلوم هو البحث عن الحقيقة |