| Buna ek olarak bunu kıyaferinin astarına dikili buldum. | Open Subtitles | عثرت على هذه الخياطة في بطانة ثيابه |
| Freston'ın notlarına göre fahişenin cüzdanının astarına dikilmiş. | Open Subtitles | وفقا لFreston وتضمينه في الملاحظات، كان مخيط عليه في بطانة البغي وتضمينه في محفظتك. |
| Görev başındayken Naomi'nin babası yeleğinin astarına bir silah zulalardı. | Open Subtitles | عندما كان على رأس الوظيفة، إعتاد والد (نعومي) تخبئة مُسدّس في بطانة معطفه. |
| Şu mide astarına bakar mısın? | Open Subtitles | انظر إلى بطانة المعدة؟ |
| DNA tüpü astarına dikilmiş. | Open Subtitles | كان هناك أنبوب DNA مخيط في بطانة. |