| Askerleri, subaylardan ayırarak serbest bırakıp evlerine göndermiş biz subayları ise alıkoymuşlardı. | Open Subtitles | سيقومو بفصل الظباط وسيعيدون الجنود إلى بيوتهم لكنهم سيحتفظوا بنا نحن الظباط |
| Hadi bakalım. Çöplerle geri dönüşümlüleri ayırarak başlıyoruz. | Open Subtitles | حسناً، إبدوا بفصل النفايات من إعادة التصنيع. |
| Tartışan çocukları olan bir anne gibi vaktimi, doğruyu yalandan ayırarak geçirmeyeceğim. | Open Subtitles | انا لن اضيع وقتي بفصل الحقيقة عن الخيال كـ أم مع شجار الأطفال |
| Merkezini ayırarak, iç ve dış ufku birleştirmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | يتحتّم علينا دمج أُفق المادة الداخلي والخارجيّ بفصل المركز عنها |
| Kumu sudan ayırarak Tanrı dünyayı bir beşik gibi hazırladı... | Open Subtitles | ...بفصل الرمل عن الماء ...الرب حضّر الأرض كالمهد |
| Kumu sudan ayırarak... | Open Subtitles | بفصل الرمل عن الماء |
| Merkezini ayırarak. | Open Subtitles | بفصل مركزها |