| Bu fotoğrafta, Führer'i arabasının yanında görüyorsunuz Aynı arabayı arka taraftaki açık hava müzemizde görebilirsiniz | Open Subtitles | هنا نراة واقف بجانب سيارة هتلر المرسيدس نفس السيارة المعروضة خارج متحفنا. |
| Aynı arabayı kullanıyorum, aynı evde oturuyorum. | Open Subtitles | ما زلتُ أركب نفس السيارة وأعيش في نفس المنزل |
| Hayal gücü bilgiden daha önemlidir, evet. Aynı arabayı partinin orda park halinde görmüştüm. | Open Subtitles | الخيال أكثر أهمية من المعرفة ، أجل لقد رأيت نفس السيارة واقفة خارج الحفل |
| Ve Aynı arabayı bir kaç saat önce de hızlıca caddeyi geçerken gördüm. | Open Subtitles | وبعد ذلك رأيت نفس السيارة تسرع بالشارع قبل بضع ساعات فقط |
| - Hayır, Aynı arabayı bulmak zorundayız. | Open Subtitles | كلا، كلا. يجب أن نحصل على نفس السيارة |
| Aynı arabayı kiralayabileceğimizi sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أننا سنحصل على نفس السيارة |
| - Aynı arabayı, aynı elbiseleri mi aldın? - Evet. | Open Subtitles | لديك نفس السيارة والملابس نفسها |
| Hala Aynı arabayı kullanıyorsun. | Open Subtitles | أنت ما زِلت تقود نفس السيارة |
| Aynı arabayı sürüyoruz. | Open Subtitles | نحن نقود نفس السيارة |
| Aynı arabayı LA limanında, ki oraya ait olmadığı gayet belli, keyfine sürerken de yakaladık. | Open Subtitles | لدينا نفس السيارة تتجول حول ميناء (لوس أنجلس)، المكان الذي بالتأكيد لا تنتمي له. |