| İçindeki Bütün havayı emen biriyle asansörde kaldım. | Open Subtitles | مرحبا؟ أنا عالقة في المصعد مع أحد يستنشق كل الهواء الموجود في المكان |
| Bütün havayı, tozu, kalan her bir atomu tek tek, hiç bir şey kalmayana dek. | Open Subtitles | كل الهواء والغبار، كل آخر ذرة، حتى لم يتبقى هناك أي شيء. |
| Çıldırmayı keser misin? Bütün havayı çekiyorsun. | Open Subtitles | يجب عليك ان تتوقف عن الفزع فأنك تسحب كل الهواء |
| Güneş Bütün havayı yakıp tüketmişti. | Open Subtitles | لقد حرقت الشمس كل الهواء |
| - Bütün havayı emiyorlar! | Open Subtitles | -سوف يسحبون كل الهواء من المكان . |