| Büyük Sanat içinde birisini tekrar yaşama döndürmeyi sağlayan bir teknik olması lazım. | Open Subtitles | ضمن الفن العظيم, يفترض أن تكون هنالك تقنية تعيد أي شخص للحياة مرة أخرى |
| Büyük Sanat yasak olduğu için ağabeyim sürgün edildi. | Open Subtitles | بعدها أصبح أخي منفيا لأن الفن العظيم كان محرما في أشبال |
| Büyük Sanat, Başkent tarafından dayatılan o propagandanın | Open Subtitles | ألا يفترض أن يكون الفن العظيم هو جذور دعوه... |
| Çünkü o sıkışık yerde, yeni jeopolitik sınırların verdiği büyük heyecanla ateşlenen yaratıcı bir patlama vardı, ki bu Kilise'nin antik misyonerlik geleneğini alevlendirmiş ve tarihteki en Büyük Sanat eserlerinden birini ortaya çıkarmıştır. | TED | لأنه في ذلك الحيز الصغير حدث انفجار إبداعي، كان سببه الحماس الكبير تجاه حدود الجغرافية السياسية الجديدة و التي أحدتث ثورة في التقاليد التبشيرية للكنيسة و أنتجت واحدة من أعظم الأعمال الفنية في التاريخ. |
| Bizim için bütün mesele insanları Büyük Sanat eserleriyle tanıştırmak, onların zihnini iPhone, Blackberry telefonlarına uzanmak üzereyken ele geçirmek ve onlara meraklarının artabileceği bir alan yaratmaktır. | TED | لأنه بالنسبة لنا، الموضوع يتمحور بوضعهم وجهاً لوجه مع الأعمال الفنية الرائعة التقافهم في تلك اللحظة من اللاراحة عندما يشعرون بالرغبة في استخدام أجهزتهم الذكية وبدلاً من ذلك وضعهم في حالة يمكنهم فيها توسيع فضولهم |
| - Büyük Sanat zaman alır anne. | Open Subtitles | الفن العظيم يتطلب وقت، يا أمي. |
| Büyük Sanat'ı. | Open Subtitles | الفن العظيم |
| SS subaylarının Büyük Sanat eserlerini Fransa üzerinden kaçırıp sakladığını düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أن قوات الـ (آس آس) أخذت الأعمال الفنية العظيمة خارج فرنسا و يخفونها |