| Bazıları yeni dünyaları fethetmiş bazıları dev boyutlara kadar büyümüştür. | Open Subtitles | غزا بعضها عوالم جديدة، و أخرى كبر حجمها بشكلٍ هائل |
| Bunun için özür dilerim. Artık büyümüştür diyordum. | Open Subtitles | اسف على المشاحنة لقد ظننت انه كبر على هذه الاشياء |
| O küçük velet ne büyümüştür şimdi. | Open Subtitles | القزم الصغير لابد أنه كبر الآن كثيراً. |
| büyümüştür, yürüyor olmalı, belki beni soruyordur. | Open Subtitles | سيكون قد كبر ، ومشى لربما أخذ يسأل عني ! |
| Evet, kim bilir ne kadar büyümüştür. | Open Subtitles | أجل. من يعلم كم كبر الآن |
| - Altı hafta oldu. Belki büyümüştür. | Open Subtitles | - منذ ستة أسابيع, ربما كبر |