| Bütün bunlar sizi başka bir şüpheli olabileceğine uyandırmalıydı. | Open Subtitles | كان يجب أن تفكرّوا باحتمالية وجود مشتبه به آخر |
| Bu şekilde mahkemeye başka bir şüpheli daha çıkartabiliriz. | Open Subtitles | بهذه الطريقة نحصل مشتبه به آخر في المحكمة |
| Bu davayla ilgili elinizde başka bir şüpheli varsa onu sunmak mecburiyetindesiniz. | Open Subtitles | لو أن لديك مشتبه به آخر بحادث السياره فعليك أن تقدمه |
| Yani yapmamız gereken şey şu, başka bir şüpheli bulup ona yönlendireceğiz, böylece sen aklanmış olacaksın. | Open Subtitles | لذلك عملنا ان نجد مشتبه به اخر يقوموا بالقبض عليه ويقودهم مباشرة الى البراءة |
| Sadece neye ihtiyacımız var. başka bir şüpheli. | Open Subtitles | فقط ما نحن need-- مشتبه به اخر. |
| Bilmediğimiz başka bir şüpheli mi var? | Open Subtitles | مرحباً، هل يوجد مشتبه به آخر لا نعلم عنه؟ |
| başka bir şüpheli bulma umuduyla onun önceki sabıka kaydını gözden geçiriyorum. | Open Subtitles | كنت أراجع سجله الجنائي السابق على أمل أنه قد يثمر عن مشتبه به آخر |
| Dört ayrı yer var, üç değil. Bütün bunlar sizi başka bir şüpheli olabileceğine uyandırmalıydı. | Open Subtitles | وكلها تدل على إحتمال وجود مشتبه به آخر |
| başka bir şüpheli aramayacaklar bile. | Open Subtitles | إنهم لن يبحثوا حتى عن مشتبه به آخر |
| başka bir şüpheli daha var, değil mi? | Open Subtitles | هناك مشتبه به آخر ، اليس كذلك؟ |
| Gözünüzün önünde görmezden geldiğiniz başka bir şüpheli var ve ona bakmıyorsunuz. | Open Subtitles | هناك الآن مشتبه به آخر مباشرة أمامكِ لا تبحثين حتّى عنه... |
| Polisler yakında başka bir şüpheli bulacak. | Open Subtitles | ستعثر الشرطة قريباً على مشتبه به آخر. |
| başka bir şüpheli var. | Open Subtitles | عنده مشتبه به آخر. |
| başka bir şüpheli, başka bir gerekçe. | Open Subtitles | مشتبه به آخر, برئ آخر. |