| Kanıtlamaya çalıştığım şey yanlış değildi, sadece parçaları birleştiremiyordum, ama bu esnada başka bir şey buldum. | Open Subtitles | وليس أن ما أحاول إثباته خاطئ لكنني لم أستطع إدراك الأمر لكن أثناء محاولة فعل ذلك وجدت شيئاً آخر |
| Ama başka bir şey buldum. | Open Subtitles | مازلت أبحث، لكني وجدت شيئاً آخر. |
| Uğruna savaşacak başka bir şey buldum. | Open Subtitles | وجدت شيئاً آخر للقتال من أجله. |
| 45 dakika görüntü gelmeyecek. Ama başka bir şey buldum. | Open Subtitles | لن تصلنا الصورة حتى بعد 45 دقيقة أخرى، لكنّني وجدت شيئا آخر. |
| Yüzbaşı Reynolds'ın ölüm sebebi nispeten belli zaten. Ama başka bir şey buldum. | Open Subtitles | سبب وقاة النقيب (رينولدز) كان مباشرا، لكنني وجدت شيئا آخر. |
| Suç mahallinde başka bir şey buldum. | Open Subtitles | في الحقيقة .. وجدتُ شيئاً آخر بموقع الجريمة |
| Yazıcının hafızasında başka bir şey buldum. | Open Subtitles | لكنني قد وجدتُ شيئاً آخر في ذاكرة الطابعة |
| Ama başka bir şey buldum. | Open Subtitles | لكنّي وجدت شيئاً آخر. |
| Ama başka bir şey buldum. | Open Subtitles | "لكني وجدت شيئاً آخر." |
| başka bir şey buldum. | Open Subtitles | وجدت شيئاً آخر |
| başka bir şey buldum. | Open Subtitles | وجدت شيئاً آخر |
| Tamam, bilgisayarında başka bir şey buldum. | Open Subtitles | حسناً, لقد وجدتُ شيئاً آخر بحاسوبهِ |
| ..ama ben başka bir şey buldum.. | Open Subtitles | ، لكنّي وجدتُ شيئاً آخر |
| - Çünkü başka bir şey buldum. | Open Subtitles | لأنني وجدتُ شيئاً آخر |