| Başka hiçbir şey bu kadar düşük maliyetle bu kadar kısa vadeli bir etki yapamaz. | TED | لا شيء آخر يمكن أن يخلق هذا التأثير على المدى القريب بتكلفة منخفضة كهذه. |
| Hayatımın geri kalanını seninle geçirmekten Başka hiçbir şey istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد شيئاً سوى أن أقضى بقية حياتي معكِ |
| Güneş sistemimizde buna benzeyen Başka hiçbir şey yok. | TED | لا يوجد أي شيء آخر في نظامنا الشمسي مشابه لهذا. |
| O zamanlar çok meşguldüm, Başka hiçbir şey düşünecek vaktim yoktu. | Open Subtitles | .خلال ذلك الوقت لقد كنت مشغولة جداً لافكر بأي شيء آخر |
| Bir sene dışarı çıktım ve poker oynadım. Başka hiçbir şey yapmadım. | Open Subtitles | في أحد الأعوام، كنت أخرج وألعب .البوكر، ولم أفعل أيّ شيء آخر |
| Başka hiçbir şey isteyemem. | Open Subtitles | خارج ذلك، أنا لا أَستطيع أن أطلب أي شئ آخر |
| - Bunu işi halletmeliyiz. - Jules, ...Başka hiçbir şey söyleme. | Open Subtitles | (جولز)، لا تقولي أيّ شيءٍ آخر سأدخل |
| Başka hiçbir şey işe yaramaz, inan bana. | Open Subtitles | لا شيء ما عدا ذلك سيعمل صدّقيني |
| Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar. | TED | عبوس. وما وجدوه هو هذه الرسالة ، لا شيء آخر ، حدت من اثنين الى ثلاثة بالمائة في استخدام الكهرباء. |
| Sanki kardeşinin hayatında ters giden Başka hiçbir şey olmamış gibi. | Open Subtitles | برغم أنّه لا شيء آخر كان خطأً في حياةِ أخيك |
| Başka hiçbir şey eksik değil. Tek aldığı aylık ekstra 25 dolar. | Open Subtitles | لا شيء آخر مفقود كل ما أخذ هو 25 دولار إضافية |
| Hayır. Bu çocuklarla ilgilenmek bana beladan Başka hiçbir şey getirmez. | Open Subtitles | لا تتعب نفسك ، البحث عن هؤلاء الفتية لم يعطني شيئاً سوى المتاعب |
| Kaybının üstesinden gelmek için, ona yardım etmeye çalışmaktan Başka hiçbir şey yapmadım. | Open Subtitles | لم أفعل شيئاً سوى مساعدتها في تجاوز ما خسرته |
| Dondurma tatları gibi, Başka hiçbir şey bilmiyor. | TED | كما حدث مع تجربة نكهة الآيس كريم، إنه لا يعرف عن أي شيء آخر. |
| Işık gibi davranan Başka hiçbir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف أي شيء آخر في الحياة يتصرف كالضوء |
| Bence siz, zevkten Başka hiçbir şey arzulamıyorsunuz. | Open Subtitles | اعتقد بأنك لاترغبين تقريبا بأي شيء آخر سوى المتعة |
| Yani, Başka hiçbir şey yapmadan önce Kongresel duruşmaları halletmeliyiz. | Open Subtitles | بمعنى أن نجتاز جلسات الاستماع في مجلس الشيوخ قبل أن نفعل أيّ شيء آخر |
| "Senin bağışlamandan Başka hiçbir şey istemiyorum." | Open Subtitles | أنا لا أرغب في أي شئ آخر سوى مغفرتك |
| - Başka hiçbir şey yapmayacaklar. | Open Subtitles | -لن يفعلوا أيّ شيءٍ آخر . -حسناً . |
| Başka hiçbir şey işe yaramayacak. | Open Subtitles | لا شيء ما عدا ذلك سيعمل. |
| Çürüyen hayallerden ve bir kutudan Başka hiçbir şey çocukluğundan kalma bir kutu. | Open Subtitles | لا شيء سوى أحلام وأسنان مسوسة وصندوق صندوق من طفولة. |
| Vermek üzere olduğunuz ifadenin gerçek ...ancak ve ancak gerçek, ve gerçekten Başka hiçbir şey olmadığına yemin ediyor musunuz? | Open Subtitles | أن الشهادة التي أنت علي وشك الادلاء بها سوف تكون هي الحقيقة,الحقيقة الكاملة و لا شيء غير الحقيقة؟ |
| Başka hiçbir şey yapamayız, o istilacılar bizi izole ediyor. | Open Subtitles | لايمكنا فعل شيء أخر هؤلاء الغزاة يعزلونا |
| İstediğime sahip olabilmek için Başka hiçbir şey düşünmedim. | Open Subtitles | لقد اردت ان لا أفكر بأي شئ آخر لكي احصل على ما أريد |
| Başına bela açmaktan Başka hiçbir şey yapmayacaksın. Durdurulman gerekiyor. | Open Subtitles | لن تفعل أي شيء إلا وأدخلت نفسك في ورطات . |
| Büyürken, hayatımda bu işten Başka hiçbir şey istemedim ve şu an bu işi yapıyorum. | Open Subtitles | كبرت ولا شيء اخر اريده في حياتي سوى هذا العمل وها انا اقوم به الان فهو افضل مما تخيلته |
| Burada yapılacak Başka hiçbir şey yok, anne. | Open Subtitles | لا يوجد شئ آخر لأفعله هنا، أمي |