| Gidip sorumlu yetişkin babamızın bu sefer hangi deliğe girdiğini bulalım. | Open Subtitles | لنذهب ونرى إن كنا نستطيع أي مزراب دخل فيه والدنا المسؤول |
| Görmek istemediğimiz kişi, babamızın yanında çalıştığı bay Scrooge'dur. | Open Subtitles | ان ذلك الرجل والدنا نحن لا نريد أن نرى. السيد سكورج |
| babamızın hakkından konuştuğu türde şeyler. | Open Subtitles | لعنة من النوع الذي اعتاد والدنا التحدث عنها |
| Ve babamızın yaptığı gibi biz de bunu yapabilir miyiz, bilmek istiyoruz. | Open Subtitles | ونُريد أن نَعرِف ما إذا كنّا قادرين على ذلِك مِثل أبينا. |
| babamızın ölene kadar burada çalışması onun için önemli değil. | Open Subtitles | لا يهمه أن أبانا أفنى حياته وهو يشغل هذا المكان |
| babamızın sağda soldaki aşklarının meyvesi bir oğlu da olabilir. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا كَانَ أبونا عِنْدَهُ اولاد بمكان آخر |
| Kapa çeneni. İşini bitirip babamızın öcünü alacağız! | Open Subtitles | أصمت , الآن سوف ننفذ انتقامنا لأجل والدنا وننتهي منك |
| babamızın barış için kaç yıl çabaladığını biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلم عدد السنين التى عمل والدنا فيها من اجل السلام؟ |
| Kendi oturma odanda babamızın ölmesini izlemeye hazır mısın? | Open Subtitles | هل أنت مستعدة لمشاهدة والدنا يموت في هذه الغرفة ؟ |
| babamızın dünyadan nasıl göçeceğine dair aldığın bu büyük karara beni de dahil etmeliydin. | Open Subtitles | كان عليك وضعي في هذا القرار الكبير في كيف سيرحل والدنا عن هذه الأرض |
| Ama bana baktıklarında ben babanızın yani babamızın.... ...yalancı olduğunu hatırlatmak için varmışım gibi bakıyorlar. | Open Subtitles | لكن عندما ينظرون إليّ فكأني هذا الشئ الذي يذكرهم أن والدنا كان كاذباً |
| babamızın ofisindeki kasasının şifresi olan numaralar mı? | Open Subtitles | والتي صادف أنها الأرقام السرية للخزنة في مكتب والدنا |
| Bizim babamızın da adı John ama futbol yorumcusu olan John Madden değil. | Open Subtitles | أو هل صعدت للحافلة والدنا أسمه, جون أيضاً |
| Bak, gidip ölü babamızın cesedini tanımlamalıyım. | Open Subtitles | انظري، يجب عليّ أن أميز جثة أبينا الميت. |
| babamızın arazisini satın almak istiyor ve hiç hayır dememizi anlamıyor. | Open Subtitles | انه يريد شراء أرض أبينا وهو لا يريدنا أن نرفض. |
| Kızkardeşimin adı Maria'ydı; babamızın adı Augustin'di. | Open Subtitles | كانت ماريا هي أختي كان اسم أبينا هو أوغستين |
| Bayan Santiago, babamızın aleminde, hepimiz yakışıklıdır. | Open Subtitles | سيدة سانتياغو, في ملكوت أبانا, كلنا وسيمون. |
| Cennetteki babamızın ellerine, onları teslim ediyoruz. | Open Subtitles | في أيدي أبانا في السماء، الذي وعدنا الحياة الأبديّة. |
| babamızın bizim yaptıklarımız yüzünden kendini öldürmüş olabileceğini hiç düşündün mü? | Open Subtitles | لم تفكر أبداً حول ما سنفعل... إذا أبونا لم يقتل نفسه؟ |
| Ojai şirketimizin adıdır. babamızın en sevdiği yerdi. | Open Subtitles | انه اسم شركتنا كان المكان المفضل لوالدنا |
| Red oyu veriyoruz. Biz babamızın yanlış bir şey yaptığına inanmıyoruz. | Open Subtitles | نحن نصوت على ان ابانا ليس مذنب ولم يفعل اي شئ خاطئ |
| Bunu yaparsanız kardeşlerim babamızın intikamını beraber alırız. | Open Subtitles | وإن فعلتم هذا يا أخوتي فسيكون الثأر لأبينا من نصيبنا |
| O yüzden babamızın yaptığı hataları yapmayalım dedim. | Open Subtitles | لذاً, دعنا لا نكرر الخطأ مجدداً كما فعل آباؤنا |
| Kalk ve tüm gücünle bana saldır! babamızın intikamını al! | Open Subtitles | انهض وقاتلني بكامل قوتك انتقم لابينا |
| Ve babamızın köprüden düşmediğini biliyoruz, kendisi atladı. | Open Subtitles | ونعرف أن أبي لم يسقط من على الجسر، لقد قفز |
| Bu da cesur babamızın. | Open Subtitles | -العفو، ولوالده المتحمّس |
| babamızın kılıç yolundan bir farkı yok. | Open Subtitles | ومع وجود هذا الحس لدينا، فالأمر لا يختلف عن طريقة والدي في تكريس نفسه للسيف. |
| babamızın tamamlayamadığı bir şeyi tamamlayabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تنهي أمراً لم يسع أبي إنهاؤه, |
| babamızın şehirde olduğun söylemedin, değil mi? | Open Subtitles | لم تقولي لها بأن أبي في المدينة أليس كذلك؟ |
| Ulu babamızın ona tam bir destek verdiğini söyleyemeyiz | Open Subtitles | أنا لن أقول بأن الأب المقدس أعطاها الطائر |