| Ama bir kere yumurtadan çıktıklarında akciğerlerde kulağında ve Bacaklarındaki sinirlerde işe koyuldular. | Open Subtitles | لكن ما ان فقسوا تمكنت الديدان من العمل على رئتيها اذنها و الاعصاب في ساقيها |
| Yüzündeki ve Bacaklarındaki sıyrıklar yol yarası, muhtemelen hareketli araçtan atladığı için oldu. | Open Subtitles | هذه السحجات على وجهها وعلى طول ساقيها ناتجة من السرعة على الطريق أنا أقول أنها آتية نتيجة القفز من مركبة متحركة |
| Bacaklarındaki kırıklara baksana. Hava yastığı açılmış. | Open Subtitles | الطريقة التي تفرّقت فيها ساقيها بسببإنتشارالوسائدالهوائية... |
| Bacaklarındaki acıyı hissediyor | Open Subtitles | إنها تشعر بألم في ساقيها |