| Artık ona ihtiyaçları kalmadığında kendileri icabına bakacaklardır. | Open Subtitles | بما أنه لا فائدة منه سيعتنون بذلك بأنفسهم |
| Bir dümen çevirmediğin sürece ona iyi bakacaklardır. | Open Subtitles | سيعتنون بها جيداً طالما كنت متعاون معنا |
| Oradan laf çıkmaz ve sana çok iyi bakacaklardır. | Open Subtitles | سيكون الامر سري وهم سيعتنون بك |
| Eminim ona iyi bakacaklardır. | Open Subtitles | أنا واثق بأنهم سيعتنون به جيداً، حسناً؟ |
| O taksit ödenmiş mi diye bakacaklardır, ödenmemişse, arabayı geri isterler. | Open Subtitles | سوف يبحثون عن تلك الدفعة وإذا لم يأخذوها سيصادرون السيارة |
| - Roarton'a bakacaklardır. | Open Subtitles | انهم سوف يبحثون في رورتن |