Görünüşe bakılırsa ülkenin dört bir yanında bal arıları kayboluyor, hemde milyonlarcası. | Open Subtitles | حسناً، من الواضح أنّ عسل النحل يختفي عبر طول الدولة وعرضها عشرات من الملايين منهم يختفون فحسب! |
Şundan eminim ki tıpkı bal arıları gibi, Tanrı'nın pek çok gözü vardır. | Open Subtitles | حسـنا,اعلم هذا... ـ انه مثل عسل النحل الاله له العديد من العيون |
Tehlikede olan sadece bal arıları değil, fakat bu yerel polen yayıcıları veya topluluğun diğer kısımlarının tehlike altında olmasını anlayamıyoruz. | TED | اذن ليست فقط نحل العسل في ورطة ، لكننا لا نفهم هذه الملقحات الأصلية أو كل من الأجزاء أخرى من مجتمعنا. |
bal arıları ağır yağmur altında uçmak için çok küçüktür. | Open Subtitles | نحل العسل صغير للغاية على أن يطير في المطر الغزير |
bal arıları Amerika'ya özgü değiller; kolonicilerle ülkeye girdiler. | TED | نحل العسل ليست أصلية في أمريكا ، بل أدخلت مع المستعمرين. |
Ama akılları yok mu? "bal arıları iletişim Ağı", fakir insanların zengin olduğu | TED | تُبنى شبكة نحل العسل على الموارد التي يعتبر الشعب غني بها. |
bal arıları çiçeklerdeki nektarı çeker | Open Subtitles | نحل العسل الذي يجلب السلسبيل من الزهور إلينا |
Bal arılarını etkileyen tek şey koloni çöküşünün yarattığı karmaşa değil. bal arıları ölüyor ve bu çağımız için çok büyük bir sorun. | TED | واضطراب انهيار المستعمرة ليست هي الشيء الوحيد التي تؤثر في نحل العسل. نحل العسل يحتضر وهذا تحد هائل يواجهنا في عصرنا هذا |
bal arıları tam olarak yok olma tehlikesi altında değildir ancak daha az arı genel olarak daha az tozlaşma ve daha yüksek gıda maliyeti anlamına gelir. Yani bilim insanlarının kaybolan arılar vakasını çözmesi çok önemlidir. | TED | نحل العسل ليس بالضرورة مهددا بالانقراض، لكن نحلا أقل يعني تلقيحا أقل وتكلفة أكثر للغذاء، إذن فحل قضية النحل المختفي أمر مصيري. |
Dev bal arıları da her gün su içmeye geliyorlar. | Open Subtitles | كما يأتي نحل العسل الآسيوي للشرب يوميا |
Halbuki bal arıları azınlıktır. | TED | ومع ذلك ، نحل العسل أقلية. |
bal arıları sizi çekici buluyor. | Open Subtitles | نحل العسل ينجذب إليك |