| Anlaşılan söz konusu gecede bankamatiğe uğramışsın. | Open Subtitles | يبدو أنك زرت الصراف الآلي في الليلة المشكوك فيها |
| Çarşamba, perşembe ve cuma günü bankamatiğe gitmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | لذلك كان علي الذهاب إلى الصراف الآلي يوم الأربعاء والخميس والجمعة. |
| Haftada kaç kere bankamatiğe gidiyorsun, iki mi üç mü? | Open Subtitles | تذهب الى الصراف الالي, ماذا ؟ مرتين ، ثلاث مرات في الاسبوع |
| Bu, bir bankamatiğe gitmekten biraz daha karışık bir durum. | Open Subtitles | . الأمر اكثر تعقيد من الذهاب إلى الصراف الالي |
| Onu bankamatiğe kadar takip ettim ve ağzıma geleni söyledim. | Open Subtitles | لقد لحقته إلى الصرافة لأعطيه بعض الكلمات |
| Bu adam para lazım olunca bankamatiğe gitmiyor. | Open Subtitles | عندما يريد المال لا يذهب إلى آلة الصرافة |
| bankamatiğe uğramanın zamanı geldi ha? | Open Subtitles | حان الوقت لتذهب للصراف .. صحيح؟ |
| bankamatiğe bir gidip para çekeyim o zaman. | Open Subtitles | دعوني أذهب لجهاز الصراف الآلي وأقوم بسحب المال |
| Bir bankamatiğe ihtiyacım olur mu? | Open Subtitles | هل احتاج أجهزة الصراف الآلي ؟ |
| Bu yüzden zengin kızın bankamatiğe gitmesi gerekiyor. | Open Subtitles | سنجعل الصغيرة تذهب لسحب المال من ماكينة الصرافة. |
| Çok kolay. Sanki bankamatiğe gider gibi. | Open Subtitles | الأمر سهل جداً مثل الذهاب للصراف الآلي |