| Kardeşlerimle ben annemin hastaneden geri dönmesini bekliyorduk. | TED | كنت مع أشقائي ننتظر عودة أمي من المستشفى. |
| Fareye bir kez enjekte ediyorduk ve bir hafta bekliyorduk, daha sonra, tasarruf etmek için, başka deney yapıyorduk. | TED | لهذا كنا نعطي حقنة للفئران، ومن ثم ننتظر لأسبوع، ومن ثم نجري تجربة أخرى، لنحافظ على المال. |
| Higgs bozonuna eşlik eden yeni parçacıklar ve yeni fenomenler bekliyorduk. | TED | نحن نتوقع جسيمات جديدة و ظواهر جديدة مصاحبة لجسيم هيقز بوزون. |
| Sizi bekliyorduk. Mümkün olduğunca çabuk geldik. | Open Subtitles | بينجامين إيوابي كنا ننتظرك جئنا بأسرع ما أمكننا |
| Önemli değil, konuşmaları yaptım ben, seni bekliyorduk. | Open Subtitles | لا بأس. قدّمت الخطبة. نحن فقط، آه، كُنّا في انتظارك فحسب. |
| Bu tür etkileşimler sonucu ölüm tehditleri bekliyorduk aslında. | TED | وقد توقعنا تهديدات بالقتل بسبب هذا التفاعل. |
| Seni bekliyorduk. Buraya güvenli gelmene sevindim. | Open Subtitles | إننا بانتظارك يسرني وصولك بأمان |
| Pantolonlarımızı yukarı sıyırıp sivrisineklerin bizi ısırmak için gelmesini bekliyorduk. Böylece onları yakalayıp sıtma taşıyanları tespit edebilecektik. | TED | كنا نُشمّر ملابسنا، وكنا ننتظر قدوم الناموس ليقوم بلدغنا حتى نتمكن من الإمساك بهم لنتحقق إن كانوا يحملون الملاريا. |
| Peder, sizi sabırsızlıkla bekliyorduk. Sizin için dua ediyorduk. | Open Subtitles | آبانا، آبانا، لقد كنا ننتظر قدومكم إنتظرنا على أحر من الجمر، وصلينا لذلك |
| Hepimiz senin o kapıdan gireceğin ve bize artık lanet bir uyuşturucu bağımlısı olmak istemediğini söyleyeceğin günü bekliyorduk! | Open Subtitles | كنا كلنا ننتظر دخولكم من هذا الباب لتقولوا لنا أنكم لا تريدون أن تبقوا مدمني مخدرات صح |
| Geride sadece bir radyo kalmıştı. Dış dünyadan bir kelime duymayı bekliyorduk. | Open Subtitles | مع مجرد راديو قديم ننتظر منه اي كلمة من الخارج |
| Sahilin temiz olacağını tam olarak hangi yöne gideceğimizi gösteren işaretler olacağını bekliyorduk. | Open Subtitles | كنا نتوقع الهبوط على شواطئ سبق تطهيرها مع إشارات ترشدنا إلى أين نتقدم |
| Bilirsiniz, dünyanın bağlılığını güçlendirecek fikirlerin ve hayallerin genişlemesini bekliyorduk. | TED | كما تعلمون، كنا نتوقع توسعاً في الأفكار والأحلام مع تعزيز الاتصال بالعالم. |
| Annemle ikimiz ölü bir kedi ya da kuş çıkmasını bekliyorduk. | Open Subtitles | و أنا و أمي كنا نتوقع منهم أن يسحبوا قطة أو طير |
| Buraya kardeşlerimle geldiğimizden beri seni bekliyorduk. | Open Subtitles | منذ ان جئت الى هنا مع شقيقاتي كنا ننتظرك |
| Lütfen. Hey. Seni bekliyorduk. | Open Subtitles | مرحبا , نحن ننتظرك في الحقيقة لقد تلقيت إتصالا من العمل |
| Bin yıldan fazla bir süredir sizin gitmenizi bekliyorduk. | Open Subtitles | أكثر من ألف سنة، ونحن لا نزال ننتظرك لترحل. |
| - Selam James. Seni bekliyorduk. | Open Subtitles | مرحباً جيمس بوند ، لقد كنا فى انتظارك |
| Seni daha geç bekliyorduk. | Open Subtitles | مرحبا يا جدة لكننا توقعنا أن تأتوا لاحقاً |
| Sabaha kadar oynadık. Ama seni bekliyorduk. | Open Subtitles | كنّا نقامر حتى الصباح و كنّا بانتظارك |
| Evet, babamla seni bekliyorduk. | Open Subtitles | بلى ، كانت معنا بينما أنا و أبي كنا في إنتظارك |
| Evine hoş geldin, dostum. Seni bekliyorduk. | Open Subtitles | مرحباًَ بك، يا صاحبي كنا بإنتظارك |
| Sadece latife ediyorum. Tabi ki sizi bekliyorduk.İçeri gelin arkadaşlarım. | Open Subtitles | أنا أمزح معكم بالطبع كنا ننتظركم تفضلوا يا أصدقائي |
| Parayı topladıktan sonra, gitti ve malları getirmesini bekliyorduk. | TED | لذا بعد جمع المال، عندما غادر، كنا ننتظره ليجلب البضائع. |
| Vücudu incelemek için seni bekliyorduk. | Open Subtitles | نحن في انتظاركم لفحص الجثة. جسم البرهان الموسم الثالث الحلقة الثانية: |
| Julie, yapımcım ve ben sizin bölümünüzü tamamlamak için bekliyorduk. | Open Subtitles | انتظرنا وقتاً طويلاً لكي نعد الحلقة التالية عنك |
| Piper, biz bekliyorduk, bekliyorduk ve bekliyorduk... | Open Subtitles | بايبر، لقد كُنّا ننتظركِ و ننتظر و ننتظر... |
| Biz de böyle bir fırsat bekliyorduk. | Open Subtitles | حصلنا على الفرصة التي كنا ننتظرها |
| Mağaralarımızda ateşin başında oturmuş cep telefonunun icat edilmesini bekliyorduk. | Open Subtitles | كنا نجلس حول النيران فى كهوفنا منتظرين اختراع الهاتف النقال |