| Zaman makinesiyle ilgili gerçek hayattan bir örnek vermemi mi bekliyordun? | Open Subtitles | هل كنت تتوقع مني أن آتيك بمثال يتضمن آلة زمن حقيقية |
| Daha büyüğünü mü bekliyordun yoksa baban sana sarılmadı diye mi üzgünsün? | Open Subtitles | هل كنت تتوقع سيارة بحجم كامل او هذا لأن والدك لم يحضنك؟ |
| O gelmeden önce bir sandalye çekmiştin çünkü onun gelmesini bekliyordun. | Open Subtitles | ولقد قمتى بسحب كرسى قبل أن يأتى لأنك كنتى تتوقعين قدومه |
| - Bando merasimi mi bekliyordun? | Open Subtitles | هل توقعت فرقة موسيقى الآلات النحاسية لتقابلك؟ |
| Yani bunca zaman, gizli bir sesin, hayatında ne yapman gerektiğini söylemesini bekliyordun. | Open Subtitles | إذاً، طوال هذا الوقت، إنّك تنتظر الصوت الغامض ليخبرك ما الذي تفعله بحياتك. |
| Demek bu adamı bekliyordun. | Open Subtitles | حسناَ هذا الرجل لذي كنت تنتظرين رجل أحلامك |
| - Ne demek istiyorsun? Bunu beklemiyordum. - Ne bekliyordun? | Open Subtitles | لقد خدعتيني حتماً، لأن هذا لم يكن ما توقعته |
| 3. sınıf ülke. Ne bekliyordun? | Open Subtitles | انها بلاد من الدرجة الثالثة, ماذا تتوقع ؟ |
| Ne duymayı bekliyordun... işin zor tarafı okuma ve yazma öğrenmek? | Open Subtitles | حسناً ، ماذا كنت تتوقع من جمهور الجزء الأكبر منه ، لا يستطيع القرأة أو الكتابة ؟ |
| - Boşanma belgelerini imzaladım. - Ne bekliyordun? | Open Subtitles | ووقعت على أوراق الطلاق وماذا كنت تتوقع ؟ |
| Ne bekliyordun? Senin romantik olmadığını hep söyledim. | Open Subtitles | ماذا تتوقع انا اقول دائما انك لست من النوع الرومانسى |
| Sen kendince sinirli bir memur bekliyordun, ama bunun yerine içen ve şarkı söyleyen serseriler gördün. | Open Subtitles | كنت تتوقع ان يظهر الضابط الغاضب لكنك لم ترى الا مجموعة من المشردين يسكرون و يغنون |
| O gelmeden önce bir sandalye çekmiştin çünkü onun gelmesini bekliyordun. | Open Subtitles | ولقد قمتى بسحب كرسى قبل أن يأتى لأنك كنتى تتوقعين قدومه |
| - Ama bunu bekliyordum. Sabahtan beri. - bekliyordun demek. | Open Subtitles | توقعت ذلك منك من فترة - كنت تتوقعين ذلك ؟ |
| Polisler valizi onun için evine bıraktılar. Ne bekliyordun ki? | Open Subtitles | الشرطي أحضرها للمنزل إكراما لها ماذا توقعت ؟ |
| Beyaz Saray'dan ne demelerini bekliyordun ki? | Open Subtitles | ماذا توقعت منه أن يقول و هو يعمل في البيت الأبيض؟ |
| Onu yatağa attığım andan beri bu anın gelmesini bekliyordun. | Open Subtitles | كنت تنتظر هذه اللحظه منذ اللحظه التي نمت فيها معها |
| Sen de doğduğun günden beri böyle büyük bir fırsatı bekliyordun. İşte orada, Hell's Kitchen'ın kıyısında. | Open Subtitles | وانت تنتظر فرصتك الكبيرة تلك هى، فى موقع هيلز كيتشن |
| Doğru erkeği ve doğru zamanı bekliyordun. | Open Subtitles | لقد كنت تنتظرين الرجل الصحيح والوقت الصحيح |
| - Hayır, öyle söyleme. - Ne bekliyordun? | Open Subtitles | لا , لا تقولي ذلك حسناً , ما الذي توقعته ؟ |
| Ne olmasını bekliyordun ki, sen her zaman son ana kadar beklersin zaten. | Open Subtitles | مالذي تتوقعه ؟ فأنت دائماً تنتظر حتى اللحظة الأخيرة |
| Meksika'dan döndüğümde, sen evimdeydin, beni bekliyordun. | Open Subtitles | حالما ارجع من المكسيك، هناك كنت، تنتظرني. |
| boğazında bir kılıç varken nasıl davranmam gerektiğini bekliyordun? | Open Subtitles | كيف لك أن تتوقّع مني مع وجود سيف نحو حنجرتها ؟ |
| - Sabahtan beri bunları bekliyordun! - Hayır, yapma, yapma, öyle değildi! Yapılması gereken bu değil mi? | Open Subtitles | هذا ما كنت تتوقعينه طوال اليوم هذا ما أفعله بالمرأة ، صح ؟ |
| Cidden, ne yapmamı bekliyordun ki elim kolum bağlı oturup bizi öldürmeni mi bekleyecektim? | Open Subtitles | أعني، حقّا، مالذي توقّعت منّي عمله ؟ أرضى بالأمر الواقع وأسمحُ لكَ بقتلنا؟ |
| Ne bekliyordun, bundan kurtulabileceğini mi? | Open Subtitles | ماذا توقعتي ، أنني سأسمح لك بالذهاب به ؟ |
| Beden eğitimi dersinden sonra içeride bir grup arkadaşınla beni bekliyordun. | Open Subtitles | انتظرت داخلاً مع حفنة من أصدقائك بعد الحصة الرياضية |
| -Burada durmalarını söyledim. -Onlar çocuk. Ne bekliyordun? | Open Subtitles | . أخبرتهم بأنّ لا يَتْحركوا من هذه المنطقة - إنهم أطفالَ ، ماذا تَتوقّعُ منهم؟ |
| Ama o gece, eve döndüğümde beni bekliyordun. | Open Subtitles | لكن في هذه الليلة عندما عدتُ للمنزل كنتِ أنتِ تنتظريني |