| Ben de öyle düşünmüştüm, daha fazla zaman harcamadan, yapalım şu işi! | Open Subtitles | هذا ما ظننته , بدلاً من إضاعة المزيد من الوقت فلنفعلها |
| Evet, Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | و نترك شركة الطيران تستمع بهذا نعم ، هذا ما ظننته |
| Olaylara inip aşağıdan katılmak istiyorum, havadan değil. Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | أردت أن أكون في قلب الحدث هذا ما ظننته |
| - Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | هذا ما ظننت لا , لأنه يمكنك الذهاب إلى هناك |
| Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | هذا ما توقعته رائع |
| Evet Ben de öyle düşünmüştüm. Boşa kürek çekiyor sadece. | Open Subtitles | نعم, هذا ما أعتقدته أنا فقط أتمسك بكل قشه |
| Evet. Ben de öyle düşünmüştüm okul çocuğu. | Open Subtitles | نعم هذا ما ظننته انت فتي الجامعه |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Ondan uzak dur. | Open Subtitles | نعم، هذا ما ظننته إبقى بعيدا عنها |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Ondan uzak dur. | Open Subtitles | نعم، هذا ما ظننته إبقى بعيدا عنها |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Oğlunu neden anlatmadın? | Open Subtitles | هذا ما ظننته , ألهذا لم تخبرني عن إبنك؟ |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Delice, değil mi? | Open Subtitles | هذا ما ظننته إنها جنوني، اليسَ كذلك ؟ |
| Ben de öyle düşünmüştüm ama neredeyse bir yıl oldu. | Open Subtitles | هذا ما ظننته أيضاً. كادت تمر سنة كاملة. |
| Evet, Ben de öyle düşünmüştüm. Lütfen devam et. | Open Subtitles | أجل، هذا ما ظننته تماماً من فضلك، أكمل |
| Evet, Ben de öyle düşünmüştüm. Hyatt seni kendine istedi. Tercihin var mı? | Open Subtitles | نعم هذا ما ظننت و"هيات" يريدك لنفسه الديك ما تفضله؟ |
| Hayır. Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | كلا, هذا ما ظننت |
| Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | أجل، هذا ما توقعته |
| Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | نعم , هذا ما أعتقدته ربما عليكَ التفكير مرتين قبل أن تُبعدني |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Gruba söyle istifa ediyorum. | Open Subtitles | ذلك ما ظننته أخبري المجموعة انني استقلتُ |
| Hikâyeyi ilk duyduğumda Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | هذا ما إعتقدته بالضبط عندما تليت الرواية لأول مره |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Bu haritadaki verilerin gizli bir katmanı var. | Open Subtitles | لقد ظننت ذلك هنالك طبقة معلومات مخفية في هذه الخريطة |
| Ben de öyle düşünmüştüm. Labaratuvara göndermek için örnek al. | Open Subtitles | هذا ما اعتقدت خذ البعض منها إلى المختبر |
| Evet, Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | نعم, هذا ما اعتقده |
| Hiç bir zaman. Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | ـ أبداً ـ أنا لا أعتقد ذلك |
| Hadi gel, amcık ağızlı. Ben de öyle düşünmüştüm, korkak ibne. | Open Subtitles | هيا, يا إبن العاهرة ذلك ما إعتقدته, أيتها الغبية |
| Sesli mesajları dinleyene kadar Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | ذلك ما اعتقدته حتى ولجتُ لبريده الصوتي. |
| Evet, Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | نعم , هذا ما أعتقده , أيضا |
| Evet, Ben de öyle düşünmüştüm. | Open Subtitles | أجل، هذا ما ظننتُه. |
| Ben de öyle düşünmüştüm ama sonuç çıkmadı. | Open Subtitles | ظننت هذا, لكنه لم يحصل على أي شيء |