| Beş senedir bununla beraber yaşıyorum. | Open Subtitles | أنا أعيش مع هذا اللوح منذ خمس سنوات |
| Dedektif, ben 30 yaşında annemle beraber yaşıyorum ve | Open Subtitles | أيها المحقق... إني أبلغ من العمر 30 سنه و أعيش مع والدتي |
| Dedektif, ben 30 yaşında annemle beraber yaşıyorum ve | Open Subtitles | أيها المحقق... إني أبلغ من العمر 30 سنه و أعيش مع والدتي |
| Adamla beraber yaşıyorum. Adam bir şeyler biliyor. | Open Subtitles | أعيش مع الرجل، والرجال بينهم أسرار. |
| Futbolculuk fiyaskoyla sonuçlandı, evimden atıldım ve artık ailemle beraber yaşıyorum, kaybetmiş gibiyim. | Open Subtitles | الكرة موضوع فاشل جدا طردت من منزلي في الجامعة لذا أعيش مع والدي في المنزل كالفاشل! |
| Dul kalan kardeşimle beraber yaşıyorum. | Open Subtitles | أعيش مع أختي الأرملة |
| Benim için bir şey yapma. Ben Frederick'le beraber yaşıyorum ve Hannah ile çok yakınız. | Open Subtitles | لا تفعل أي شيء بالنسبة لي، أنا أعيش مع (فريدريك)، (هانا) وأنا مقربتين |
| Adele ve Olive ile beraber yaşıyorum ve Gunther ve Heinz ve Uschi ve Britt ile. | Open Subtitles | أجل ، أعيش مع (أيدل) و (أوليفيا) (وجانثر هاينز) |
| Hayır, biriyle beraber yaşıyorum. | Open Subtitles | لا، انا أعيش مع شخص ما. |
| Hayır, ben Phoebe'yle beraber yaşıyorum. | Open Subtitles | كلا, أنا أعيش مع (فيبي) |
| Philip'le beraber yaşıyorum. | Open Subtitles | (أعيش مع (فيليب |