| Beyaz Atlı Prens'i öpüp büyüyü bozması gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | أليس من المفترض أنها قبلت الأمير الفاتن وكسرت التعويذة ؟ |
| Beyaz Atlı Prens'in beni kurtarıp aileme geri getireceğini söylüyor. | Open Subtitles | الأمير الفاتن سوف ينقذني من برجي ويعيدني إلى عائلتي |
| Beyaz Atlı şövalye bokunun işe yarayacağını mı düşündün? | Open Subtitles | هل اعتقدت أن حركة الفارس على الحصان الأبيض ستُجدي؟ |
| Sen ejderhanın ağzına bakıp yumruğunu o hanım evladının boğazına geçiren Beyaz Atlı bir şövalyesin. | Open Subtitles | كنت الفارس على الحصان الأبيض الذي حدّق في فك التنين وحشر قبضته مباشرة في حنجرة اللعين. |
| - Beyaz Atlı prensimi bekliyorum ben. | Open Subtitles | أنا فقط أنتظر الرجل الكفوء. |
| Ve birden Charlotte 'un Beyaz Atlı prensi beyaz bir kabusa dönüştü. | Open Subtitles | وتماما مثل ذلك، شارلوت، ق الفارس الأبيض تغيرت الى كابوس الأبيض. |
| Birgün Beyaz Atlı bir prens ona gelmiş. Ve onun gelini yapıp götürmüş. | Open Subtitles | أمير على حصان أبيض ، تزوجها وأخذها بعيدا |
| Ve sonra, birden, Beyaz Atlı bir şövalye koşarak gelir kılıcını çekerdi ve ben de el sallardım. | Open Subtitles | محبوسه في البرج عن طريق الملكة الشريرة و فجأة يأتي الفارس يأتي علي حصان ابيض و تتطاير حوله الالوان يأتي رافعا سيفة |
| Onun tek kurtarıcısı ve Beyaz Atlı prensi olma şansını gördün. | Open Subtitles | لقد رأيت فرصة أن تكون منقذها الوحيد، فارسها ذو الدرع المضيء. |
| Korkarım Fiona Beyaz Atlı Prens'e... pek ısınamadı. | Open Subtitles | أخشى أن فيونا ليست حقاً تحب الأمير الفاتن |
| Endişelenme. Kimse, Beyaz Atlı Prens'in balodan önce işini bitirdiğini öğrenmeyecek. | Open Subtitles | لا تقلقي، لن يعرف أحد قطّ أنّ الأمير الفاتن تسبّب بحملك قبل الحفلة |
| Kaçınız kızların Beyaz Atlı prenslerini aradığını düşünüyor? | Open Subtitles | كم منكم يعتقد ان المرأة تبحث عن الامير الفاتن ؟ |
| Evet! Beyaz Atlı bir prens gibiydin! | Open Subtitles | أجل، أظن إنني أتذكر بإنّك .كنت على الحصان الأبيض |
| İşte o, Beyaz Atlı olan. İşte orada, hadi. | Open Subtitles | ها هو الشخص فوق الحصان الأبيض هيا ها هو |
| Öyle sık sık Beyaz Atlı prensi oynamam ben de. | Open Subtitles | لا تسمح لي الفرص كثيراً للعب دور الفارس الأبيض. |
| Tanrım, sen de diğer bir milyon adam gibisin çaresizce gelip Beyaz Atlı prens olmak istiyorsunuz. | Open Subtitles | يا إلهي , أنت مثل مليون شخص آخر الذين يأتون إلى هنا , يائسين ليكونوا الفارس الأبيض |
| Onun Beyaz Atlı prensi olduğunu sanıyordun. | Open Subtitles | إذاً, فقد اعتقدت أنك أميرها الساحر على حصان أبيض |
| Ve sonra, birden, Beyaz Atlı bir şövalye koşarak gelir kılıcını çekerdi ve ben de el sallardım. | Open Subtitles | و فجأة يأتي الفارس يأتي علي حصان ابيض و تتطاير حوله الالوان يأتي رافعا سيفة و اشاور لة بيدي |