| Gösterim sırasında kurbanların bilgisayarlarına erişebilir. | Open Subtitles | اثناء قيامه بالشرح سيتاح له الدخول إلى حواسيب ضحاياه |
| Sadece hükümet bilgisayarlarına saldırıyor. | Open Subtitles | وعلى مايبدو أنه يستهدف حواسيب وخوادم الحكومه |
| Artık kablosuz bağlantıyla birimlerini evdeki bilgisayarlarına bağlayabiliyorlar. | Open Subtitles | الأن يمكنهم تكنـولوجيـا الاسلكي ليربطوا وحداتهم مع حواسيب البيــت. |
| FBI'ın bilgisayarlarına nasıl girdiğini çözebildiniz mi? | Open Subtitles | كيف إكتشفتِ أنه تمكن من الدخول إلى حاسبات المكتب ؟ |
| Fakslar, internet bağlantıları, telefon görüşmeleri, hepsi yüksek hızlı sese ve optik tanıma bilgisayarlarına gönderiliyor. | Open Subtitles | الفاكسات، الإنترنت communicatlons، المكالمات الهاتفية. كلّ المدحورون لتصويت و حاسبات recognitlon البصرية. |
| Burası, insanların bütün boş zamanlarını yerel şirketlerin bilgisayarlarına girmek için harcadıkları yerdi. | Open Subtitles | حيث كان هناك أشخاص يمضون أوقات فراغهم اختراق كمبيوترات مملوكة لشركات محلية |
| Elbette ama belediyenin bilgisayarlarına dışarıdan erişilemiyor. | Open Subtitles | بالتأكيد ، لكن كمبيوترات مركز المدينة لا يمكن الدخول اليها من الخارج |
| Eğer bir virüs İran'ın bilgisayarlarına bulaşıyorsa bu, büyük resimde bir eleman daha gösteriyor geçmiş dönem konuların etkisiyle. | Open Subtitles | لو هناك فيروس يصيب الحواسيب الإيرانية فهو عنصر إضافي في هذه الصورة الكبيرة بناءاً علي أحداث الماضي |
| Ana dünyamızdan kaçtığımızda sayısız zihni gemilerimizin bilgisayarlarına yüklemiştik. | Open Subtitles | في أجهزة الكمبيوتر على متن سفننا عندما هربنا من وطننا القديم عندما وجدنا , أورلا أخيراً |
| Sonra buraya geri getirip Atlantis bilgisayarlarına yükledin. | Open Subtitles | ثمّ أحضرتها إلى هنا ونقلتها إلى حواسيب "(أطلانطيس)" |
| Facemash için Harvard'ın bilgisayarlarına girdi. Yönetim kurulunda burnu sürtüldü. | Open Subtitles | مع (فيس ماتش) قام باختراق حواسيب هارفارد وحشر أنفه في مجلس الإدارة |
| Hayaletlerin ne çaldığını görmek için Kord Endüstri'nin bilgisayarlarına girdim. | Open Subtitles | اخترقت توًّا حواسيب صناعات (كورد) للتحقق مما سرقه الأشباح. |
| Kitle-fonlama sayesinde Makey Makey bilgisayarlarına 3 boyutlu kalemlere ve Zach Braff'ın "Wish I Was Here" filmine sahibiz. | Open Subtitles | "شكرا لخاصيّة "كرووفيندينغ "(لدينا حواسيب "(ماكي -ماكي القلم ثلاثي الأبعاد |
| Eğer Herkes, Atherton'ın bilgisayarlarına girerse verilerini çalarlar ve İnternete koyarlar. | Open Subtitles | "إذاً، إن اخترق "الجميع ،)حواسيب (آثيرتون ...سرقوا بياناتهم و وضعوها على الانترنت |
| CIA'in bilgisayarlarına zaten sızdım. | Open Subtitles | لقد اخترقت حاسبات الوكالة سلفًا. |
| İnsanların bilgisayarlarına giriyorlar | Open Subtitles | انهم يدخلون على حاسبات الناس. |
| Yazılımlarımızı onların polis ve askeri bilgisayarlarına yükledik. | Open Subtitles | سندسّ برنامجنا في كمبيوترات منشآتهم الأمنية و العسكرية |
| Senin hırsızlar, hava alanı bilgisayarlarına sızmaya çalışmıyor, Jesse. | Open Subtitles | أجل ، لصوصك لا يخترقون كمبيوترات المطار جايسي |
| Üstlerindeki cep telefonları ve bilgisayarlarına el koyun. | Open Subtitles | اجمعا كل الحواسيب والهواتف |