biliyorum ki yüzme bilen birisi ona eşlik etsin ister. | Open Subtitles | أعرف أنه كان ليريد أن تكون مع شخص يستطيع السباحة |
Yüzüme en incitici homofobik hakaretleri ettiğinde bile biliyorum ki gerçekten önemsiyorsun. | Open Subtitles | حتى عندما تلقي أفضع الشتائم المثلية تجاهي، أعرف أنك تهتم بي حقاً |
Ne zaman onunla olsam, biliyorum ki her şey yolunda gidecek. | Open Subtitles | عندما أكون معها أعلم أن كل شيء سيكون على ما يرام |
Baban dünyadaki en yakın arkadaşımdı, ve biliyorum ki şu anda Rosie'ye yardım etmek için elinden geleni yapmanı isterdi. | Open Subtitles | والدك كان أعز صديق لى فى العالم و أنا أعلم أنه كان سيود منكى أن تقومى بكل ما تستطيعين فعله |
Şimdi, biliyorum ki çoğunuz okumayı bırakın yazmayı bile bilmiyorsunuz. | Open Subtitles | الآن, اعلم ان اكثركم لا يمكنه القراءة ناهيك عن الكتابة |
biliyorum ki onun aklındaki son şey seni incitmek istemesi. | Open Subtitles | أعلم أنّ فكرة إيذاءك كان آخر شيءٍ يجول في خاطرها. |
Ama şimdi biliyorum ki değişmek için asla geç değil. | Open Subtitles | و لكنى اعرف ان الوقت متأخراً جداً من اجل التغيير |
Edinilmiş bilginin verdiği avantajla şimdi biliyorum ki meslek memur ya da işçi olarak beni hayata hazırlamaktır. Fakat o zamanlarda meslek sanki bir tür etrafımda olup bitenler hakkında bazı boyun eğmelere iten baş ağrısıydı. | TED | مع الاستفادة من تجاربنا السابقة، الآن أعرف أنّ مهمتي هو الاستعداد للحياة ككاتب أو عامل يومي، و لكن في الوقت نفسه أحسست أنّه كان جعلني في وضعيّة خضوع نوعا ما مع كلّ ما كان يدور حولي. |
Çok şey istediğimin farkındayım, fakat, demek istediğim bir kurşundan daha hızlı koşabilirsin, ve biliyorum ki hediye alamayan çocukların hayal kırıklığına uğramasını istemezsin, değil mi? | Open Subtitles | أدرك بأن هذا طلب كبير، ولكن أنت تركض أسرع من الطلقة السريعة و أعرف بأنك لن تخيب أمل هؤلاء الأطفال البؤساء، أليس كذلك؟ |
biliyorum ki büyük planda bizim yerimiz çok küçük. | Open Subtitles | أعلم أننا صغار جداً ,في الخطة الكبيرة للأشياء |
Benim onlara ulaşma gibi bir şansım yok ama biliyorum ki; | Open Subtitles | بالتأكيد لا يمكننى طلب المساعدة منهم لكن أعرف أنه يمكنك ذلك |
Ve sahip olduğumuz güzel arkadaşları kaybettiğimiz zaman bile, tepki göstermedim sana, hiç bir şey söylemedim ve biliyorum ki hata yaptım. | Open Subtitles | حتى عندما خسرنا أفضل الأصدقاء الذين لم يكن لدينا خيرا منهم، لم أقل شيئاً أبداً، كنت أعرف أنه خطأ حول هذا الأمر. |
biliyorum ki, yapmayı gerçekten sevdiği bir şey bulursa mutlu olabilir, bu yüzden-- | Open Subtitles | كنت أعرف أنه إن وجد شيء يحب فعله .. سيكون سعيداً، لذلك أنا |
40 yıl bile geçse biliyorum ki yine beni seveceksin. | Open Subtitles | حتّى إن تطلّب 40 سنة أعرف أنك ستنتهي بحبي ثانية |
biliyorum ki sen bana dünyanın tüm güzelliklerini öğretmeye çalıştın hep. | Open Subtitles | أعرف أنك قد حاولت أن تعلمينى كيف أن العالم جميل |
Şu anda kendimi güvende hissetmiyorum, biliyorum ki kapı açık ve kilitli değil. | Open Subtitles | لا أشعر بالأمان الآن وأنا أعلم أن الباب مفتوح وأن ليس هنالك قفل. |
Ama biliyorum ki bunu atlatmak için o ringe geri dönmen gerekiyor. | Open Subtitles | ولكني أعلم أنه لكي تتخطى هذا يجب أن تعود مجددًا إلى الحلبة |
Ve biliyorum ki cocuklar her sene beyin sarsintisi geciriyor. | TED | وانا اعلم ان الاطفال يصابون بارتجاج الدماغ كل عام |
biliyorum ki onun aklındaki son şey seni incitmek istemesi. | Open Subtitles | أعلم أنّ فكرة إيذاءك كان آخر شيءٍ يجول في خاطرها. |
biliyorum ki, uh, bir cogunuz önemli katilleri ve uyusturucu saticilarini ertelediniz burda olmak icin. | Open Subtitles | اعرف ان اغلبكم وضع جرائم القتل وتجار المخدرات جانبا ليكون هنا |
Ancak biliyorum ki evde bir çocuğum var... ve koçuna tamamen tapıyor. | Open Subtitles | لكنني أعرف أنّ ثمة صبيّاً صغيراً في المنزل بدأ كلّياً |
biliyorum ki dönüştüğün şeyden, kaderin sana yaptırdıklarından muhtemelen hoşlanmıyorsun. | Open Subtitles | أعرف بأنك ليس من المحتمل أن تحب لما أصبحت عليه ما هذا المعتقد الذي جعلك هكذا. |
Ve kalbimin derinliklerinden biliyorum ki bir gün birlikte olacağız. | Open Subtitles | و في أعماق قلبي أعلم أننا في النهاية سوف نجتمع مع بعضنا |
biliyorum ki hatalar yaptım, ama bunları atlattığımız için çok mutluyum. | Open Subtitles | أعلم أنني إرتكبت بعض الأخطاء و لكنني سعيد جداً بتخطينا لها |
biliyorum ki bir çoğunuz önceki sınıflarda bunu görmüştür, ama tekrar etmek faydalırdır. | Open Subtitles | أعرف أن الكثير منكم أخذوا تلك كطلاب جامعيين لكن لن يؤذى بعض التذكير |
Bakın, söylemek istemediğinizi biliyorum ama çok iyi biliyorum ki parayı inceleyene dek beni elinde tutacaktır. | Open Subtitles | انا اعلم انك لا تريد ان تقول هذا ولكنى اعرف جيدا انه سيحتجزنى حتى يفحص هذا المال |
Yarın benim izin günüm ve biliyorum ki senin de izin günün ve acaba yarın gece müsait olma ihtimalin var mı? | Open Subtitles | وليلة غد سأحصل على اجازه واعلم بأنك ستحصل على اجازة ايضا وكنت اتسائل ان كانت هناك فرصه ان تكون متفرغ ليلة الغد؟ |
Dışarıya gitmeden önce sana söylemek istediğim birşeyler var ve biliyorum ki senin de bana söylemek istediğin şeyler var. | Open Subtitles | قبل أن نعود للخارج, هنالك بعض الأمور التي أحتاج لقولها لك وأعلم أن هنالك بعض الأمور التي تحتاجين لقولها لي |