| - Yavaş ol ahbap. Kim olduğunu bilmiyoruz ve kaza görmüyorum. | Open Subtitles | أولا، نحن لا نعرف من أنت ثانياً، نحن لا نرى حادثاً |
| Ama bilim insanları olarak bugün kaç hücre tipi olduğunu bile bilmiyoruz ve çoğu konuşma başlığı ne olurdu, onu da bilmiyoruz. | TED | لكن كعلماء، لا نعرف حتى الآن عدد أنواع الخلية الموجودة ولا نعرفُ ما ستكون عناوين معظم تلك المحادثات. |
| Kütüphanelerin geleceğini bilmiyoruz ve kitapların geleceğini bilmiyoruz, ve dolayısıyla biz bu yaklaşımı kullanacağız. Ve gördüğümüz şey oldukça üretken olan binalardı. | TED | نحن لا نعرف مستقبل المكتبة , لا نعرف مستقبل الكتاب وكلنا نتبع هذا النهج والذى رايناه ان المبانى كانت عامة جدا |
| Savaş Dünyası'nın nerde olduğunu bilmiyoruz, ve Dünya'ya nasıl geri döneceğimizi bile bilmiyoruz | Open Subtitles | نحن لا نعرف أين الحرب العالمية هو، ونحن لا نعرف حتى كيفية العودة إلى الأرض. |
| 11 tane daha tüp var, nerede olduklarını bilmiyoruz, ve ne zaman serbest bırakılacaklarını da bilmiyoruz. | Open Subtitles | توجد 11 زجاجة أخرى لا نعرف أماكنهم ولا نعرف متى سيتم إطلاقهم |
| Bu şeyin ne olduğunu bile bilmiyoruz ve sen onu teröristlere bilgi sızdıran bir adama teslim ediyorsun. | Open Subtitles | لا نعرف ما قد يكون هذا الشيء وسوف نسلمه لاكبر راعي للارهاب في العالم |
| Artı, kesitini bile bilmiyoruz ve böyle bir hasarı, başın önüne ne yapar bilmiyoruz. | Open Subtitles | بالإضافة الى اننا لا نعرف لماذا هناك مقطع عرضي ولا نعلم ايضا سبب تحطم مقمة الوجه |
| Hasarın boyutunu bilmiyoruz, ve çok fazla kan kaybetmiş. | Open Subtitles | نحن لا نعرف حجم الضرر و هو نزف الكثير بالفعل |
| Bu şeyin neye çarptığını bilmiyoruz ve şu anda, kanamayı durduran tek şey bu olabilir. | Open Subtitles | نحن لا نعرف ما هو هذا الشيء الذي ضربه في الطّريق بواستطه. والآن، يمكن أن يكون الشيء الوحيد الذي يوقف النزيف. |
| Ne olduğunu bilmiyoruz, nasıl olduğunu bilmiyoruz, ve nasıl durduracağımız hakkında en ufak bir fikrimiz yok. | Open Subtitles | فنحن لا نعرف ما الذي يحدث وكيفية حدوثه وليس لدينا أي فكرة عن كيفية إيقافه بما فيهم القتلة |
| Ne istediklerini bilmiyoruz ve bir daha ki sefere ne yapacaklarını da bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعرف ماذا يريدون نحن لا نعرف ماذا سيفعلون لاحقا |
| Evet,ama adamın adını bilmiyoruz ve bizim görgü tanığı listemizde değil. | Open Subtitles | أجل، لكنّنا لا نعرف اسمه وليس على قائمة شهدائنا. |
| Onun hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Ve de bana yalan söyledi. Ona güvenebileceğimi söylediğinde yalan söyledi. | Open Subtitles | لا نعرف شيئاً عنها و قد كذبَتْ عليّ حين قالت بوسعي الوثوق بها، كذبَتْ |
| Ama olanları bilmiyoruz ve bunun kararını vermek başkalarına kalmış. | Open Subtitles | ولكننا لا نعرف ما حدث وذلك أمرٌ للأشخاص الأخرين أن يقررونه |
| Chien Na Wei'nin yerini bilmiyoruz ve şu anda daha önemli sorunlarımız var. | Open Subtitles | نحن لا نعرف أين يقع شين نا وي، ولدينا اهتمامات أكثر إلحاحا. |
| Metal Şövalye'nin ve Cümbüş'ün nerede olduğunu bilmiyoruz ve onlara ulaşamıyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعرف موقع الانفجار أو الفارس الحديدي ولا يمكننا التواصل معهما كذلك |
| Son durağı orası mıydı bilmiyoruz ve Rus topraklarında hiçbir şey yapmaya yetkimiz yok. | Open Subtitles | حسنا، نحن لا نعرف إذا كانت هذه وجهته الاخيرة وليس لدينا السلطة لتفعل شيئا على الاراضي الروسية. |
| Bu geminin mürettebatıyla meselen ne bilmiyoruz ve açıkçası umrumuzda da değil. | Open Subtitles | نحن لا نعرف ما هي مشكلتك مع طاقم هذه السفينة وبصراحة، نحن لا نهتم هذا ليس له علاقة بنا |
| Ama ne zaman geleceklerini bilmiyoruz, ve ayrıca o el ilanlarını ne kadar geniş bir alana yaydıklarını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لكننا لا نعرف متى، ولا نعرف كم مساحة التي نشروا بها الكتيبات. |
| diyebilirler, ya da "Doğru olabilir, ancak bu sorunun cevabını bilmiyoruz ve bunu bir kenara koyalım ve belki ileride tekrar döneriz" diyebilirler. | TED | أو أن يقولوا ان هذا يمكن أن يكون حقيقيا و لكننا لا نعرف كيف نجيب على السؤال و سنضعه جانبا و يمكن أن نناقشه مرة أخرى لاحقا |