| Ayrıca bir banyoyu döşeyebilir, sabun yapabilir, ...kotlarımı taşlayabilirim, bir de elindeki bir basınç noktasını sıkıp bütün vücudunun rahatlamasını sağlayabilirim. | Open Subtitles | يمكنني ايضا تبليط الحمام وعمل الصابون وغسل الجينز بيدي اوه ويمكنني ايضا الضغط على نقطة الضغط في يدك |
| Eğer hastamda düşündüğüm şey varsa karnına korkunç bir basınç uyguluyor. | Open Subtitles | لذا.. إذا كان مريضي مصاب بما أظن أنه مصاب سيزيد لديه الضغط في بطنه |
| Göğsümde bir basınç var. Çok sıkışıyor. | Open Subtitles | أشعر ببعض الضغط في صدري |
| Beyninde almamız gereken bir basınç var. | Open Subtitles | هناك ضغط في الدماغ مما يجب علينا ان نزيله |
| Fabrikamda bu sabah bir basınç tankı patladı. | Open Subtitles | إنفجر صهريج ضغط في معملي هذا الصباح |
| Bay Botwin, alıcılarımız lastiklerde ani bir basınç kaybı yaşandığını bildirmekte. | Open Subtitles | سيد (بوتوين) ، أجهزة الأستشعار تشير إلى وجود أنخفاظ في الضغط في إحدى الإطارات |