| Bugün ise bomba korumalı bir kamyonette bombayla yan yana duruyorsunuz. | TED | أنت الآن تجلس جنبًا إلى جنب في شاحنة مضادة للقنابل. |
| Param yok ve sahip olduğum her şey bir kamyonette. | Open Subtitles | ليس لدي مال وكل ما أملكه بالخارج في شاحنة. |
| Müdür onu beyaz bir kamyonette görmüş. | Open Subtitles | المدير يظن انه رأه يغادر في شاحنة بيضاء هل سمعت ذلك؟ |
| Eşyalarım dışarıda bir kamyonette. | Open Subtitles | جميع أغراضي في شاحنة في الخارج |
| Sarhoştum ve kafam iyiydi. bir kamyonette kalıyordum. | Open Subtitles | لقد كنت ثملا ومُنتشياً أنام في شاحنة |
| - Sonra, kendimizi bir kamyonette bulduk. | Open Subtitles | - لاحقًا وجدنا أنفسنا في شاحنة |
| bir kamyonette yaşıyorsun. Serseri ya da... | Open Subtitles | تعيشين في شاحنة مثل متشرد أو مثل... |
| - Kuzeye giden bir kamyonette. | Open Subtitles | {\pos(195,240)} أين (شرايدر)؟ {\pos(195,240)} اتجه شمالاً في شاحنة |
| Park yerindeki bir kamyonette bir adam var. | Open Subtitles | هناك رجل في شاحنة في الجراج |