| Belli ki bir nedenden ötürü konuşamıyorsun. | Open Subtitles | لسبب ما فانك لا تستطيع أن تقول ما يبدو واضحا |
| bir nedenden ötürü sadece ona bakmak bile beni bir farkındalığa soktu ve işin başına geçirmişti. | Open Subtitles | لسبب ما, مجرد النظر إليها رجّنى إلى حالة الإدراك التام و قضية العمل التى أمامى |
| Kaderin sizi bir nedenden ötürü bir araya getirdiğinize inanmanız lazım. | Open Subtitles | عليكما أن تؤمنا بأن القدر جمعكما هنا لسبب ما |
| Aslında, bir nedenden ötürü yapmazdım bunu. Çünkü sanırım bu tecavüze girerdi. | Open Subtitles | لن افعل لسبب واحد ، لان هذا سوف يعتبر اغتصاب |
| Bunu sadece bir Alfa'nın iyi bir nedenden ötürü yapabileceğini duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت أنه شئ يستطيع الألفا فقط أن يفعله -ويفعله لسبب قوى |
| Uzmanların hâlâ çözemediği bir nedenden ötürü denize balıklama dalmış. | Open Subtitles | و لسببٍ مازال مجهولاً للخبراء هوت في البحر |
| Bunları bana verdiğinden beri bir nedenden ötürü onları dosyalatmayı erteliyorum. | Open Subtitles | منذ أن سلمتيني إياها وأنا أؤجل تقديمها لسبب ما |
| Tanrı beni buraya bir nedenden ötürü koydu. | Open Subtitles | لقد أحضرني الله لهذا المكان في هذا الوقت , لسبب ما |
| bir nedenden ötürü evinize gittim ve Tanrı bunu bulmamı sağladı. | Open Subtitles | بيتك الخاص لسبب ما و جعلني الله أن أجد هذه |
| Tracy, bir nedenden ötürü vergilerini kendin hesaplamakta ısrar ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | تراسي", أعلم أنك تصر على عمل إقرار" ضرائبك بنفسك لسبب ما |
| Ama tabii bir nedenden ötürü hayır diyemeyeceği biri onu bir yere çağırmadıysa. | Open Subtitles | ما لم يتم الإتصال به لسبب ما من طرف شخص لا يمكنه أن يرفض له طلب |
| ...orada kim yaşadıysa bir nedenden ötürü, birşeyleri korumak ve işaret etmek için yapmış olabilir. | Open Subtitles | أياً كان من عاش هنا فقد حظي بالأغلفة و الأشرطة لسبب ما |
| CIA bir nedenden ötürü seni buraya yolladı. | Open Subtitles | وكالة المخابرات المركزية وضعت لك هنا لسبب ما. |
| Tanrı bir nedenden ötürü 4. ağabeyimizi seçti. | Open Subtitles | السماوات قد إختارت أخونا الرابع لسبب ما. |
| bir nedenden ötürü, Monroe'yu takip etmesi gereken adam onun yerine seni takip etti. | Open Subtitles | حسنا لسبب ما الرجل المفترض ان يلاحق مونرو انتهي به المطاف لملاحقتك بدلا منه ماذا؟ |
| Bu uzatmaya tek bir nedenden ötürü karşı çıkabilirim: | Open Subtitles | أود أن أبدي اعتراضي على تمديد المهلة لسبب واحد بسيط |
| Dünyayı değiştirmeye çalışan herkes basit ve kaçışı olmayan bir nedenden ötürü başarısızlığa mahkumdur. | Open Subtitles | أن معظم الحالات التي يحاول فيها الإنسان تغيير العالم تفشل لسبب واحد لا مفر منه وهو البقية. |
| Milhouse sen harika bir çocuksun ama tek bir nedenden ötürü birlikte olamayız. | Open Subtitles | ،(يا (ملهاوس أنت فتىً رائع لكنّ علاقتنا لن تنجح لسبب واحد |
| Bunu sadece bir Alfa'nın iyi bir nedenden ötürü yapabileceğini duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت أنه شئ يستطيع الألفا فقط أن يفعله -ويفعله لسبب قوى |
| ! bir nedenden ötürü daha şişman olacağını hayal ediyordum, ayrıca daha büyük kulaklı! | Open Subtitles | لقد تخيّلت أنّك ستكون أكثر سمنة لسببٍ ما، |
| Sen, bir nedenden ötürü mutlusun. | Open Subtitles | أنت سعيد لسببٍ ما |