| - Öyle bir niyetim yok, Lady Catherine. - Hayır, asla olamaz. | Open Subtitles | ـ ليست لدى النية لذلك ياسيدة كاثرين ـ لا باطبع,لا نية أطلاقا |
| Onlara yalan söylemiş olabilirim..., ...ama taşları kaldırma gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | حسناً ، انا ربما كذبت عليهم لكن ليس لدي نية ان اتركهم |
| Öyle bir niyetim yok zaten. En azından bir fikrin vardır. | Open Subtitles | نعم، أنا لا أقصد أي شيء على الأاقل لديك فكرة |
| Bu sorumluluğu sana bırakmak gibi bir niyetim yoktu. | Open Subtitles | لم يكن في نيتي أبدا أن أثقل كاهلك بهذه المسؤولية. |
| Görüyorsunuz ya, onun önyargılarını yok etmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | كما ترين .. ليس لدي النية في تحطيم تحيزاتها. |
| Ona Bayan Fairfax'i Bayan Knightley yapmak gibi bir niyetim olmadığını söyledim. | Open Subtitles | اخبرته انني لا انوي جعل الآنسه فايرفكس السيدة نايتلي |
| Fakat benim hiçbir yere gitmek gibi bir niyetim yok tabi yeni laboratuarımız hariç. | Open Subtitles | ولكن كان لأحد أي نية ل أذهب إلى أي مكان إلا لدينا مختبر جديد رائع. |
| Endişeniz yersiz. Onu Hindistan'a geri göndermek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | مخاوفك لا أساس لها, ليس لدى أى نية فى إرسالها مجدداً إلى الهند |
| Bay Talbot'un odasına gitmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي نية للذهاب الي غرفة السيد تالبوت |
| Kilisemde savaşmayı salık vermek gibi bir niyetim yok bay Inman. | Open Subtitles | ليس لدي نية للحديث عن الحرب في كنيستي، سّيد انمان |
| Kilisemde savaşmayı salık vermek gibi bir niyetim yok bay Inman. | Open Subtitles | ليس لدي نية للحديث عن الحرب في كنيستي، سّيد انمان |
| Sadece konuşmak istiyorum. Kötü bir niyetim yok. | Open Subtitles | أريد التحدث فحسب لا أقصد أي ضرر |
| -Kötü bir niyetim yoktu. | Open Subtitles | , لم أكن أقصد أي ضرر . السيد (غيسبون) كان لديه عمل في (لندن) |
| Onun için her şeyi daha da zorlaştırdım ama öyle bir niyetim yoktu. | Open Subtitles | نعم ،من الأرجح أني جعلت ذلك صعبا بالنسبة لها ولكن هذا لم يكن في نيتي |
| Ona test yapmak, tedavi etmek veya yemek yapmak gibi bir niyetim olmadığından... | Open Subtitles | بما انه ليس لدي النية في فحصه معالجته او الطبخ له |
| - Şimdi de aksini yapma gibi bir niyetim yok. - Çok özür dilerim, efendim. | Open Subtitles | ولا انوي ان افعل ذلك الآن - اعتذر بشدة سيدي - |
| Başlarını belaya sokmak gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | . ولست مهتماً بخلق المشاكل معهم |
| Gerald'ı tekrar vurmak gibi bir niyetim yok Caitlin. | Open Subtitles | ليس لي الرغبة في اطلاق النار على جيرالد مرة أخرى يا كايتلن |
| Kimseye kendimi öldürtmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لي النية لقتل أي شخص بنفسي |
| - Öyle bir niyetim hiç yok. | Open Subtitles | ليس لديّ نيّة بإعادة النظر في هذا الأمر |
| Böyle bir niyetim yok. | Open Subtitles | لا يوجد لدى كلمات لأقولها لِنهاية كهذه. |
| Yani, benim seansı bölmek falan gibi bir niyetim yok... ama o aşağılık karının teki, öyle değil mi doktor? | Open Subtitles | حسناً,انا لا أريد ان الغي الاجتماع او شيء كهذا |