| Ve bir soruma bile cevap verebilirse kalmasına müsaade edeceğim! | Open Subtitles | ولو جاوب على سؤال واحد حتّى يمكنه البقاء |
| Beni bir hafta aralıksız sorgulayabileceğiniz halde, tek bir soruma bile yanıt alamayacak mıyım? | Open Subtitles | لقد وضعتني في صندوق لمدة إسبوع كامل لأجيب عن أسئلتك وأنت لا تستطيع الإجابة عن سؤال واحد من أسئلتي |
| Bahse girerim bale hakkında bir soruma bile cevap veremezsin. | Open Subtitles | أراهن أنك لن تتمكّن من الإجابة على سؤال واحد عن الباليه. |
| Pekiala, bir soruma daha cevap verdikten sonra onları tutuklarız. | Open Subtitles | حسنا لنقبض عليهما بمجرد ان تجاوبي على سؤال آخر |
| Sayın Başkan, bir soruma cevap verir misiniz? | Open Subtitles | سيدي العمدة هلاّ تجيب على سؤال واحد |
| Tamam, ona göz kulak olacağım ama bir soruma cevap ver. | Open Subtitles | حسناً سأعتنى به لكن أجبنى على سؤال واحد |
| Sadece tek bir soruma cevap ver, tamam mı? | Open Subtitles | مجرد ... ، فقط أجب لي على سؤال واحد ، موافق؟ |
| Yalnızca bir soruma cevap ver. | Open Subtitles | حسناً , فقط ... . فقط أجيبني على سؤال واحد |
| Ama önce bir soruma cevap vermen gerek. | Open Subtitles | يجب أن تجيبنى على سؤال واحد فقط. |
| Tek bir soruma cevap ver, Sally. Nasıldı? | Open Subtitles | -أُريدكِ أن تُجيبِ على سؤال واحد (سالي)) ماذا شعرتِ؟ |
| Sadece bir soruma cevap ver. | Open Subtitles | حماقة ) فقط اجب عن سؤال واحد فقط |
| Tek bir soruma cevap ver, Gary. | Open Subtitles | أجبني عن سؤال واحد يا (غاري) |
| Merak ediyordum... Acaba bir soruma yanıt verebilir misin? | Open Subtitles | كنت أتسائل هل تجيب لي عن سؤال ؟ |