| O günden itibaren, birbirimize her şeyi anlatacaktık. | Open Subtitles | منذ ذلك اليوم فصاعداً فإننا سنخبر بعضنا بكل شيء |
| birbirimize her şeyi, doğruyu anlatmamızı istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن نخبر بعضنا بكل شيء الحقيقة |
| Evet, çok yakınızdır. birbirimize her şeyi anlatırız. | Open Subtitles | أجل, نحن مثل الأصدقاء المقربّون, نخبر بعضنا كل شيء |
| Geçtiğimiz haftalarda birbirimize her şeyi söyledik. | Open Subtitles | الأسابيع القليلة الماضية، أخبرنا فيها بعضنا كل شيء. |
| Küçük bir kızken yemin ederdik... ve derdik ki her zaman birbirimize her şeyi söyleyeceğiz. | Open Subtitles | عندما كنتي طفلة صغيرة و تعاهدنا سوياً على أننا سنخبر بعضنا البعض بكل شيء. |
| Ayrıca birbirimize her şeyi söylemeliyiz. | Open Subtitles | وعلينا أخبار بعضنا بكل شيء |
| Biz birbirimize her şeyi anlatıyoruz. | Open Subtitles | نحن نخبر بعضنا بكل شيء |
| Sarhoş olup, birbirimize her şeyi anlatmamız gerek. | Open Subtitles | علينا أن نثمل و نحكي على بعضنا كل شيء |
| Bundan böyle birbirimize her şeyi söyleyelim. | Open Subtitles | من الآن فصاعداً سنخبر بعضنا كل شيء. |
| birbirimize her şeyi anlatıyoruz sanmıştım. | Open Subtitles | حسبت أننا نخبر بعضنا كل شيء |
| Ben birbirimize her şeyi söylediğimizi sanıyordum. Biliyorum. | Open Subtitles | ظننتُ أننا نُخبر بعضنا البعض بكل شيء |
| birbirimize her şeyi anlatırız. | Open Subtitles | أن نخبر بعضنا البعض بكل شيء |